İstanbul’un göz boyayan mekanlarından Mezdeke Grubu’nun geçmişine adını altın harflerle yazdıran Aynur Kanbur, 24 Mart 2016’da Şişli Fulya’daki ikametinde trajik bir sonuca sürüklenmişti. Vücuduna isabet eden 6 kurşunla hayatını kaybetmesinin ardından açılan soruşturma, 10 yıl boyunca çözüme kavuşmak için çabalayan jandarma ve savcıların taktiksel çabalarının meyvesini verdi. Ancak bu süreçte, cinayetin ardındaki perdeyi aralamak için yapılan detaylı incelemeler, 15 farklı kişinin şüpheli olarak değerlendirilmesine yol açtı.

Başlangıçtaki soruşturma, cinayetin ardından olay yerine hızla uzaklaşan bir kişinin tespit edilmesiyle başladı. Güvenlik kameralarından elde edilen görüntüler, şüphelinin Mecidiyeköy’de metrobüsten inip Beşiktaş Meydanı’na doğru hızla uzaklaştığını gösteriyordu. Ancak failin kimliği uzun yıllar belirlenemeyen bu davada, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, yeni yöntemlerle yapılan çalışmalarla 10 yıl sonra cinayetin çözülmesini sağladı. Cinayeti işleyen Bülent Gündüz, olaydan sonra tutuklanarak yargılamaya başlamıştı.

Ancak Gündüz’ün itirafı, savcılığın araştırmalarını durdurmadı. Yüksel Kar, Serdar Kar ve Fazlı Kar’ın azmettirici oldukları iddiasıyla birlikte yargılamalar İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam etmişti. Takipsizlik kararı verilmiş olmasına rağmen, dosyada yeni bir gelişme yaşandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı, cinayetin ardındaki karmaşık ilişki ağını ortaya koydu. Bu kararda, cinayetin çözülmesinden önce şüpheli olarak araştırılan 15 kişinin listesi yer alıyordu. Aynur Kanbur’un kızı Dilara Güngör ve Hüseyin Rıza I., bu listede dikkat çeken isimler arasında yer alıyordu.

Savcılığın açıklamasına göre, Dilara Güngör’ün şüpheli olarak değerlendirilmesinin nedeni, annesi Aynur Kanbur’un cinayetten yaklaşık 1-1,5 ay önce arkadaşı Dilek E. ile yaşadığı anlaşmazlıklar ve bu durumun Dilara Güngör ile olan ilişkisiydi. Ayrıca, Dilara Güngör’ün Mehmet Ali D. ile telefonla görüştüğü ve 16 Şubat 2016’da Esenyurt’ta yüz yüze buluştuğu tespit edildi. Bu durum, Mehmet Ali D.’nin de soruşturmaya dahil edilmesine neden olmuştu. Mehmet Ali D.’nin telefon bağlantıları üzerinden Zeyni Ö., Serdar Y. ve Erkan S. ile sık sık iletişim kurduğu belirlendi ve bu isimler de şüpheli olarak araştırmaya dahil edildi. Akilas M., Aleksandros P., Deniz T., Eyüp Bilal G. ve Orhan T. gibi diğer isimler de şüpheli olabilecekleri değerlendirilerek soruşturma kapsamına alındı. Bu son gelişmeler, Aynur Kanbur vakasının 10 yıllık yolculuğunun sonunu getirecek mi, yoksa daha fazla sızıntı mı yaşanacak sorusunu akıllarda soru işareti yaratıyor.