Yükseköğretim kurumlarında personel alımlarında objektif kriterlerin belirlenmesi, akademik özgürlüğü ve rekabeti koruma açısından hayati önem taşımaktadır. Ancak, son yapılan denetimlerde Şırnak Üniversitesi’nin 2025 yılı kadro ilanlarında bu ilkelere uyulmadığı, aksine belirli bir adayı hedefleyen, oldukça özel şartların getirildiği ortaya çıktı. Sayıştay’ın raporu, bu durumun yükseköğretimde akademik bağımsızlığı tehdit edebilecek bir sorun olduğunu işaret ediyor.
Rapor, üniversitenin ilan ettiği kadrolar için belirlenen şartların, akademik başarıyı ve farklı bakış açılarını göz ardı eden, neredeyse tek bir adayı hedefleyen bir profil oluşturduğunu gösteriyor. Örneğin, Bahçe Bitkileri Yetiştirme ve Islahı bilim alanında doçent adaylarına “sanayi domatesinde su stresi” gibi spesifik bir konu üzerinde çalışmış olmak, Bitki Koruma bilim alanında da “entomopatojen nematodlar” gibi özgün bir alanda uzmanlık göstermek gibi koşullar, akademik rekabeti ortadan kaldıracak nitelikte. Aynı durum, Zootekni, Tefsir ilminde ve Makine Mühendisliği gibi farklı disiplinlerde de benzer şekilde kendini gösteriyor.
Sayıştay, bu tür şartların, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nda yer alan ‘objektiflik’ ve ‘denetlenebilirlik’ ilkelerine aykırı olduğunu vurguluyor. Rapor, ilanlarda sunulan şartların, belirli bir kişiyi hedefleyen, ‘spesifik’ ve ‘belli bir kimliği çağrıştıran’ bir yapıya sahip olduğunu belirtiyor. Bu durum, üniversitelerin akademik personeli seçme süreçlerinde, bilimsel kriterlerden ziyade kişisel tercihlerle hareket etme potansiyelini de beraberinde getiriyor. Ayrıca, YÖK’ün benzer konularda yayımladığı bilgi notunda da yer alan şikayetler, üniversitelerin ek koşullar belirlemesinde bu tür sorunların yaşanabileceğine işaret ediyor.
YÖK’ün bilgi notunda, bu tür spesifik şartların, Anayasa’nın eşitlik ilkesine ve yükseköğretim kanunlarına aykırı olabileceği, bilimsel kaliteye değil, kişisel tercihlere dayalı atamalara yol açabileceği uyarısında bulunuluyor. Bu tür atamaların, yargı süreçlerinde iptal edilmesi ve atama yetkilileri için idari ve cezai sorumluluk doğurabileceği de belirtiliyor. Bu nedenle, üniversitelerin kadro ilanlarında objektif ve denetlenebilir kriterlere odaklanması, akademik özgürlüğü ve rekabeti koruma açısından hayati önem taşıyor.”}p>p>p>p>“