Sanat dünyasının en merak uyandıran projelerinden biri, Türkiye'de yankılanmaya hazırlanıyor. Fransız sanatçı Julie Chaffort'un ‘Su Zümrütleri’ adını taşıyan video yerleşimi, suyun akışkanlığı ve geçicilik teması üzerine kurulu, izleyicileri düşündürmeyi amaçlayan bir deneyim sunuyor. Bu eser, sanatseverlerin algılarını zorlayacak, suyun farklı yorumlarını keşfetmelerine olanak tanıyacak.
Serginin ilk durağı olan Institut français İzmir’de, 26 Eylül – 23 Ekim tarihleri arasında sanatseverlerle buluşacak olan ‘Su Zümrütleri’, İstanbul’da gerçekleştirilen benzer bir çalışmanın Türkiye’ye uyarlanmış hali olarak karşımıza çıkıyor. Bu proje, Banu Açıkdeniz, Chiara Giorda ve Su Güneş Mihladız gibi isimlerle işbirliği içinde, beden, su ve çevre arasındaki karmaşık ilişkiyi keşfetmeyi hedefliyor. Üç dansçının, İstanbul’un farklı su alanlarında sergilediği hareketleri, izleyicilere hem görsel bir şölen sunarken hem de derinlemesine düşünmelerini sağlıyor.
Eser, Boğaziçi’nin dalgalanmalarından, Yerebatan Sarnıcı’nın mistik sularına, şehrin çevresindeki göllerin huzurlu yüzeylerine kadar uzanan üç farklı mekanda çekilen görüntülerle oluşturulmuş. Dansçıların su üzerinde sürekli hareket halinde denge arayışları, suyun akışkanlığı ve geçiciliği metaforuyla birleşerek, eser boyunca yankılanan güçlü bir mesaj veriyor. ‘Écrire sur l’eau’ (Suya Yazı Yazmak) başlığının, Türkçedeki karşılığı olan “suya yazı yazmanın” geçicilik fikrini vurguladığı belirtiliyor. İstanbul’un suyunun iki yakayı birbirine bağlarken de ayırdığı paradoksal yapısı, eserin merkez fikrini güçlendiriyor.
‘Su Zümrütleri’ sergisi, Institut français Türkiye’nin desteğiyle İzmir’de başlayacak ve ardından Ankara ve İstanbul’a geçecek. Serginin İzmir’de açılmasının nedeni ise şehrin suyla, denizle ve kıyılarıyla olan derin bağı. Bu, eserin temasını daha da güçlendiriyor ve sanatseverlere farklı bir perspektif sunuyor. Sanatçı Julie Chaffort, 1982 yılında doğmuş ve Bordeaux Güzel Sanatlar Okulu’nda eğitim görmüştür. Kariyerinde yönetmen Werner Herzog ve sinemacı Roy Andersson ile çalışmış, video, fotoğraf, ses ve yerleştirme gibi çeşitli disiplinleri bir araya getirerek özgün eserler yaratmaktadır. Sergilenen eserler, çeşitli kurumlar tarafından da sergilendi; Les Abattoirs-Musée/Frac Occitanie, Fondation Bullukian, Frac Nouvelle-Aquitaine MÉCA ve Centre CLARK gibi.