Dünya sahnesinde kritik bir vuruş! Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı çarpıcı konuşmada, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı sürdürdüğü savaşın sadece bir çatışma değil, aynı zamanda dünya düzenine yönelik en büyük ve acil bir tehdit olduğunu vurguladı. Nauseda, Ukrayna’nın egemenliğinin, bağımsızlığının ve toprak bütünlüğünün korunmasının küresel barış ve güvenliğin sağlanması için hayati önem taşıdığını ve Ukrayna’nın zaferinin, tüm dünyaya örnek bir barış mesajı verebileceğini ifade etti.
Nauseda’nın konuşmasında özellikle Rusya’nın savaş stratejisindeki değişimin altı çizildi. Birinci Dünya Savaşı’na benzer uzun süreli ve yıkıcı bir çatışma olarak değerlendirilen bu savaşın, Rusya’nın 400 binden fazla askerin hayatını kaybettiği ve Ukrayna topraklarının yüzde 0,3’ünü ele geçirdiği gerçeği, Rusya’nın fiilen savaşı kaybettiği yönündeki değerlendirmeleri destekliyor. Nauseda, Rusya yönetiminin yenilgiyi kabul etmeyebileceğini, bunun hesap verebilirliğe ve kendi halkından olası intikam korkusuna dayandığını belirtirken, kaba gücün uluslararası hukuka üstün gelmesine asla izin verilmemesi gerektiğini vurguladı.
Konuşmasının ilerleyen kısımlarında Nauseda, İran’ın bölgesel saldırılarının, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz güvenliğinin ihlal edilmesi gibi ciddi endişeleri de dile getirdi. Ayrıca, Rusya’nın hibrit saldırı, dezenformasyon ve sabotaj çabalarının yoğunlaştığı hava sahasına da dikkat çekerek, bu tehditlere karşı Litvanya’nın uluslararası deniz misyonlarına mayın temizleme kapasitesiyle katkı sağlayacağını açıkladı. Gazze’deki durumun da ele alındığı açıklamada, ateşkesin sürdürülmesi ve güçlendirilmesi için uluslararası çabaların desteklendiği belirtildi. İki devletli çözümün, kapsamlı, adil ve kalıcı barışa giden tek yol olmaya devam edeceğine vurgu yapıldı.
Son olarak, Nauseda, yapay zekanın ortaya çıkardığı hukuki, etik ve stratejik sorunların ele alınması için uluslararası topluma birlik olma çağrısında bulundu. Yapay zekanın insan onuruna, sürdürülebilir kalkınmaya ve uluslararası güvenliğe hizmet etmesi gerektiğini, aksi takdirde yeni bir eşitsizlik, manipülasyon veya çatışma aracına dönüşebileceğini vurguladı. BM’nin güvenilirliğinin, saldırganlık, yasa dışı ilhak gibi ciddi tehditlere kararlı bir şekilde karşılık verme ve yapay zekanın gelişmesine yönelik küresel yanıtı koordine etme kapasitesine bağlı olduğunu belirterek, uluslararası toplumun bu konudaki sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini vurguladı.”}p>