Ahmed Şara, Birleşmiş Milletler’de yaptığı çarpıcı açıklamalarla, Orta Doğu’daki barış ve güvenlik tartışmalarına yeni bir soluk getirdi. Eski Beyaz Saray Orta Doğu Özel Temsilcisi Brett McGurk’ün moderatörlüğündeki panelde, İsrail ile gerçekleştirilen müzakerelerin son aşamalarını ve Suriye’nin geleceği konusundaki stratejilerini detaylandırdı. Şara’nın vurguladığı en önemli nokta, Suriye’nin haklarının yeniden tesis edilmesi şartıyla İsrail ile kalıcı bir barışın mümkün olabileceği yönündeydi.
Ancak bu barışın gerçekleşebilmesi için Suriye’nin toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin korunması gerektiğinin altını çizdi. Şara, İsrail ile yapılan yaklaşık yüzde 90’lık bir anlaşmaya ulaştıklarını, ancak İsrail’in bu anlaşmadan geri çekilmesinin, barış sürecini engelleyen en büyük faktör olduğunu belirtti. Bu durum, İsrail’in bölgedeki politikalarını, özellikle de Gazze’deki gelişmelerle ilişkilendirmesi konusundaki eleştirileri de beraberinde getirdi. Şara, güvenliğin korunmasının, başkalarının güvenliğine saygı duymakla mümkün olduğunu vurgulayarak, İsrail’in daha dengeli bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini savundu.
Şara’nın Suriye’nin temel hedeflerini – ülkeyi yabancı askeri varlıklarından arındırmak, ulusal birliği korumak ve bağımsızlığı sağlamak – sıkça dile getirmesi, Suriye’nin geleceğiyle ilgili bir vizyonun olduğunu gösteriyor. Halk Meclisi’nin onaylayacağı yasal çerçevelerle, Suriye’deki askeri varlıkların düzenlenmesi ve Suriye devletinin haklarının korunması konusundaki yaklaşımı, uluslararası arenada Suriye’nin haklı konumunu destekliyor. Rusya ile yapılan diyalogların, üs sayısının azaltılmasına ve eğitim üssü dönüşümüne yönelik ilerlemeleri de bu hedeflere ulaşmanın önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor.