BM Genel Merkezi’nin ev sahipliği yaptığı ‘Uluslararası Enerji Ajansı Yüksek Düzeyli Enerji Dönüşümü Diyaloğu Toplantısı’nda, Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Sayın Emine Erdoğan, önemli bir konuşma gerçekleştirdi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve UEA İcra Direktörü Fatih Birol tarafından salona resmi olarak karşılandığı toplantıda, Sayın Erdoğan, küresel iklim sorununa yönelik yeni bir bakış açısı sunarak, dönüşüm sürecinin sadece enerji üretimiyle sınırlı olmadığını vurguladı.
Toplantıda konuşan Sayın Erdoğan, başlangıçta COP-31 Başkanı Murat Kurum ve Birleşmiş Milletler adına Selwin Hart’a teşekkürlerini ileterek, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in iklim meselesine olan desteğini takdir etti. İklim değişikliğinin acı sonuçlarını, her yıl artan sıcaklık rekorları, orman yangınları ve şiddetli fırtınalar şeklinde gözler önüne seren Sayın Erdoğan, insanlığın tüketim alışkanlıklarının doğa üzerinde yarattığı baskıyı ve bu nedenle enerji dönüşümünün sadece ‘daha temiz enerji üretimi’yle sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı. ‘Şapkamızı önümüze koyup kaynaklarımızı nasıl kullandığımızı ve sınırsız tüketim alışkanlıklarımızın sonuçlarını düşünmemiz gerekiyor’ diyerek, sürdürülebilir bir geleceğe geçiş için bireysel ve toplumsal sorumluluğun altını çizdi.
Sayın Erdoğan, konuşmasında, atık olarak tanımlanan her şeyin içinde barındırdığı enerji, doğal kaynaklar ve insan emeğini vurgulayarak, Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’ndeki kutlamalarda bu çok boyutlu israfın dikkat çekmesi gerektiğini belirtti. Küresel gıda israfı konusuna da değinen Sayın Erdoğan, her yıl 5,8 trilyon tabak yemeğe eş değer gıdanın israf edildiğini ve bu durumun üretimin, paketlemenin, hazırlanmanın, korunmanın ve dağıtımın enerji harcamalarını boşa harcatmak anlamına geldiğini ifade etti. İnsanların tüketim temayülüyle ilgili de önemli bir değerlendirme yapan Sayın Erdoğan, anlam dünyasının daralması ve manevi toprağının çölleşmesi gibi sonuçların yaşanabileceğine dikkat çekti.
Son olarak, üretim süreçlerinin atık oluşturmayacak şekilde tasarlanabileceğini, atığın yeniden ham madde haline getirilebileceğini ve doğanın döngüsellik için sunduğu fırsatların değerlendirilmesi gerektiğini belirten Sayın Erdoğan, tek kullanımlık ürünler etrafındaki ‘kullan-at’ kültüründen uzaklaşarak, uzun ömürlü ve dayanıklı ürünler etrafında şekillenecek sürdürülebilir bir kültürün benimsenmesi gerektiğini vurgulayarak, dönüşüm sürecine katkı sağlamaları için hepimizi davet etti.”}p>