Türkiye siyaseti, son dönemde beklenmedik bir dönüşümün eşiğindeyken, CHP’nin içindeki karmaşa ve ardından gelen parti ayrışmaları, yeni bir siyasi dengenin oluşmasına zemin hazırlıyor. Özellikle belediyelerin yolsuzluk iddialarıyla birlikte partideki yönetimde yaşanan çalkantılar, seçmenlerin güvenini ciddi şekilde sarsmış durumda. Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki partinin, kurultay sürecindeki başarısızlığının ardından yaşadığı içsel bölünmeler, partinin geleceği açısından kritik bir dönüm noktası oluşturuyor.
Bu gelişmelerin en çarpıcı sonuçlarından biri, eski CHP milletvekili Özgür Özel’in Yeni Parti’yi kurarak hareket etmesi oldu. Silivri’deki talimatlarla 90 milletvekilini yanına alması, partilerin yaprak dökümüne neden olmuş, özellikle CHP’de ve diğer muhalefet partilerinde derin bir sarsıntı yaratmıştır. Rüşvet ve yolsuzluk iddialarıyla ilgili soruşturmalarda adı geçen isimlerin partideki önemli görevlere atanması, partilerin içindeki güven sorununu daha da derinleştirmiş ve siyasi entrikaların arttığına işaret etmiştir.
28. Yasama dönemi boyunca yaşanan bu istifalar, siyasi sahnedeki mevcut yönetimlerin başarısızlığını gözler önüne sermiş, halkın beklentileriyle aradaki uçuru derinleştirmiştir. Vekiller, genel başkanlarını siyasi sorumluluklarından uzaklaşmış ve halkın sorunlarına kulak asmamış bir tavır sergilediklerini vurgulayarak, istifalarını açıklamışlardır. Bu durum, partilerin siyasi hedeflerinden sapmasının ve rüşvetin siyasetin gölgesinde işlemesine izin vermesinin bir sonucu olarak değerlendirilmektedir.