Yeni bir dönemin kapıları, tarım arazilerinin korunması amacıyla Resmi Gazete'de yayınlanan son yönetmelikle açılıyor. 4 Nisan 2026 tarihinden itibaren yürükleyecek olan bu düzenleme, doğal kaynakların ve kıymetli toprakların korunmasına yönelik kapsamlı bir strateji sunarken, aynı zamanda bölgedeki ekonomik aktörleri de derinden etkileme potansiyeli taşıyor. Bu kapsamda, izinsiz yapılaşmaya karşı sert bir duruş sergilenmesi, özellikle tatil bölgelerinde bulunan tesislerin geleceği hakkında belirsizlik yaratıyor.

Yönetmelik, tarım arazisi üzerine inşa edilecek tüm yapıların, Toprak Koruma Kurulu’ndan önceden onay almayı şart koşuyor. Bu durum, özellikle imar planlarının henüz tamamlanmamış bölgelerde yatırım yapmak isteyenler için önemli bir engel teşkil ediyor. İzinsiz yükselen yapılar için ise uygulanan ceza mekanizması oldukça ağır: İlk aşamada yıkım kararı verilecek ve ardından bu karara uymayanlara yüksek miktarda idari para cezası uygulanacaktır. Bu durum, mülk sahipleri arasında aciliyet yaratırken, yıkım kararına itiraz süreçleri de gözler önüne seriyor.

Yönetmeliğe göre, izinsiz yapısı bulunan mülk sahiplerine 2 aylık bir başvuru süresi tanınıyor. Bu süre zarfında izin başvurusunun reddedilmesi veya yapılmaması durumunda, devlet bu yapılar için yıkım kararı alacak ve yıkım masraflarını mülk sahibinden tahsil edecek. Bu durum, özellikle Sapanca ve Sakarya gibi bölümlerde, ‘fırsat fiyatlı aktif bungalov tesisleri’ olarak lanse edilen gayrimenkullerin satış ilanlarında bir artışa neden oluyor. Yatırımcılar, mevcut durumları göz önünde bulundurarak, bu tür mülkleri ‘yüksek getirili devren kiralık/satılık’ olarak sunma stratejilerine yöneliyor.

Bu karmaşık tablo içerisinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da yer aldığı geniş çaplı bir toplantı düzenlenmiş durumda. Toplantıda, vatandaşların mağdur edilmemesi gerektiği vurgulanarak, düzenlemenin uygulanmasında hassasiyet gösterilmesi talep ediliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın da konuya ilişkin değerlendirmeleri ve mevcut uygulamalara dair perspektifleri eklenerek, çözüm odaklı bir yaklaşım sergileniyor. Toplantı sonrası, hobi bahçeleri konusuna odaklanmak üzere 4 kişilik bir uzman ekibi oluşturulmuş ve bu ekip, konunun detaylı bir şekilde incelenmesi için harekete geçiyor. Bu ekibin içerisinde Cevdet Yılmaz, Abdullah Güler, İbrahim Yumaklı ve Murat Kurum gibi isimlerin yer alması, konunun ciddiyetinin altını çiziyor.