Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun beklenmedik ölümü, uzun yıllardır istihbarat dünyasında önemli bir figür olan Enver Altaylı'nın hayatını da sarsmıştı. Bu olay, Altaylı'nın geçmişine ışık tutarken, aynı zamanda yeni bir soruşturma sürecini de beraberinde getirdi. 'Şüpheli' sıfatıyla ifade veren ve ardından tutuklanan Altaylı, karmaşık bir hayat hikayesiyle dikkat çekiyor.

Enver Altaylı, 1 Kasım 1944'te Adana'nın Ceyhan ilçesinde dünyaya gelmiş, hayatının büyük bir bölümünü Sovyetler Birliği ve Doğu Avrupa'nın derinliklerine işlemiş bir isimdir. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde eğitim almasının yanı sıra, Almanya ve Avusturya'da Doğu Avrupa hukuku ve Sovyetoloji alanlarında uzmanlaşmıştır. Bu akademik çalışmalar, onu MİT'te önemli bir rol oynamaya hazırlamış, Sovyetler Birliği'ni ve Doğu Avrupa'yı anlama konusunda kritik bir bilgi kaynağı yapmıştır. Bu uzmanlık alanı, onu MİT'in ilk Sovyetoloğu olarak kabul ettirmiş ve kurum içinde önemli bir yere sahip olmasını sağlamıştır.

Altaylı'nın MİT'teki kariyeri, 1968'de başladığı görevlerle şekillenmiş ve 1974'te MİT'ten ayrılana kadar kurum içinde önemli sorumluluklar üstlenmiştir. MHP'nin Almanya organizasyonunda çalışırken, 'Hergün' gazetesinin başyazarlığını yaparak siyasi arenada da etkinliğini göstermiştir. 12 Eylül Darbesi sonrası hakkında çıkarılan tutuklama kararı üzerine Almanya'ya sığınmış, ardından yazar olarak da çalışmalarına devam etmiştir. Yayınladığı kitaplar, ‘Esir Türk İllerinde 90 Gün’, ‘Komünist Teoriler ve Sovyet Yayılma Siyaseti’ ve ‘Ruzi Nazar: CIA'nın Türk Casusu’ gibi başlıklar altında, Sovyetler Birliği ve Doğu Avrupa'daki olayları ve siyasi entrikaları gözler önüne sermiştir.

Ancak Altaylı'nın hayatı, yasal sorunlarla da iç içe geçmiştir. Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesi, 8 Kasım 2021'de Altaylı'ya