Ekonomik arenada yeni bir perde açılıyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul gören Varlık Barışı Kanun teklifi, beraberinde önemli tartışmaları da getirdi. AKP-MHP ve Cumhur İttifakı’nın desteğiyle geçen oylamada, varlık barışına 237 oyla karar verildi. Ancak, bu yeni düzenlemenin geleceği konusunda uzmanlar ve muhalif siyasetçiler, potansiyel riskler konusunda ciddi endişelerini dile getiriyor.

CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, teklifin, Türkiye’yi yeniden uluslararası gri listelere taşıma potansiyeli taşıdığını ve beklenmedik bir faiz yoğunluğuna yol açabileceğini vurguladı. Mevcut bütçe yükünün zaten vergi, faiz ve borç altında ezilmekte olduğu gerçeği göz önüne alındığında, varlık barışının Türkiye’nin finansal yapısını nasıl etkileyeceği büyük bir belirsizlik olarak değerlendiriliyor. 7 trilyon 367 milyar liralık toplam faiz ve finansman yükü, kamu bütçesi üzerinde ciddi bir baskı oluşturacak ve ekonomide yeni bir istikrarsızlık yaratma riski taşıyor.

Tarih boyunca uygulanmış onlarca vergi affının deneyimlerinden ders çıkarırken, Akay’ın sorduğu temel sorular yer alıyor: Varlık barışından elde edilen kaynaklar, gerçekten de üretim, ihracat ve istihdam gibi kritik alanlara yönlendirilecek mi, yoksa bütçe açığını kapatmak veya faiz giderlerini karşılamak için kullanılacak mı? Ayrıca, 2006 yılında uygulanan ve vergi cennetlerine yönelik stopaj düzenlemesi olan tartışmalı uygulamayla benzer bir durum yaşanacak mı, kayıt dışı sermayenin sisteme yeniden girişiyle ekonomik dengeler nasıl etkilenecek? Bu soruların cevabı, Türkiye ekonomisinin geleceği için kritik önem taşıyor.

Merkez Bankası’nın yaklaşık 1.7 trilyon liralık faiz yükü, kur farkı giderleriyle birlikte 1 trilyon 786 milyar liralık ek maliyetle birleştiğinde, toplam faiz yükü 4.9 trilyon lirayı aşarak, kamu sektörünü felç etmekle karşı karşıya bırakabilir. Bu durum, Türkiye’nin uzun vadeli finansal istikrarını ciddi şekilde tehdit ediyor. Varlık barışı, bir risk değil, bir kriz başlatma potansiyeli taşıyan karmaşık bir mühendislik projesi olarak değerlendirilmeli ve dikkatli bir şekilde yönetilmelidir.