Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye’nin hukuk devletine olan bağlılığını ve demokrasinin temel ilkelerini bir kez daha vurgulayarak, son dönemde tartışılan CHP kurultay davası ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Gürlek, sürecin nasıl şekillendiğini ve yargının bu süreçteki rolünü detaylı bir şekilde değerlendirdi.

Açıklamasında, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin, CHP delegelerinin başvurularıyla başlayan ve parti yönetiminin görevden uzaklaştırılmasını tetikleyen kararın, demokrasinin özünün millet iradesi olduğunu ve demokratik süreçlerin serbestçe işleyişinin önemini vurguladı. Bakan Gürlek, kararın merkezinde demokratik iradenin korunması yer aldığını ve yargı makamlarının, delilleri titizlikle inceleyerek bağımsız ve tarafsız bir karar verdiğini belirterek, sürecin CHP delegelerinin başvurularıyla şekillenmesinin altını çizdi.

Bakan Gürlek, mahkeme tarafından yapılan değerlendirmelerde, seçim sürecinin serbestliği ve eşitliğinin zedelediği iddiaların yer aldığını ve mahkemenin bu iddialara yer vererek, bazı delegelere menfaat sağlandığı veya vaatlerde bulunulduğu yönündeki iddiaları tespit ettiğini aktardı. Bu tespit, seçim güvenliğinin sadece genel seçimler için değil, siyasi partilerin kendi iç süreçleri için de geçerli olduğunu da hatırlattı. Yargının görevinin hukukun üstünlüğünü temin etmek olduğunu ve bu nedenle hukukun çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiğini vurguladı.

Son olarak, Bakan Gürlek, Türkiye’nin demokrasisini hukukla, adaletle ve millet iradesine bağlılıkla güçlendirmeye kararlı olduğunu ve bu sürecin vatandaşların demokrasiye olan güvenini pekiştirdiğini ifade etti. Temyiz yolu açık olduğunu ve sürecin hukuk düzeni içerisinde devam edeceğini belirterek, herkesin bu sürece saygı göstermesi ve değerlendirmelerini hukuk çerçevesinde yapması gerektiğini vurguladı. ‘İrade milletindir, delegenindir, üyelerindir’ diyerek, hukukun üstünlüğüne olan bağlılığını bir kez daha gösterdi.