Bursa’nın dinamik iş dünyası, bilişim sektöründeki yenilikçi yaklaşımlarla yeni bir ivme yakalıyor. Bilişim Sektörü İş İnsanları Derneği (BİSİAD) Başkanı İdris Doğrul, şehrin güçlü sanayi potansiyelini geleceğe taşıyacak dijital dönüşümün önemini vurgulayarak, işletmelere stratejik bir rota çiziyor. Doğrul’un önderliğindeki BİSİAD, yapay zekâ, otonom sistemler ve kuantum teknolojileri gibi alanlardaki gelişmeleri takip etmenin, rekabet avantajı elde etmenin ve sektörde lider konumda yer almanın anahtar olduğunu savunuyor.

Geleceğin iş dünyasında teknolojik uyum, artık bir tercih değil, bir zorunluluk haline geldiğini belirten Doğrul, “Teknolojik dönüşüme ayak uyduramayan şirketlerin rekabet gücü hızla azalacak. Bursa’nın güçlü sanayi altyapısı, bu dönüşüm sürecinde önemli bir avantaj sunuyor, ancak bu avantajın en iyi şekilde değerlendirilmesi gerekiyor.” diyerek, işletmelerin dijitalleşme yolculuğuna erken başlamanın önemine dikkat çekiyor. Özellikle yapay zekâ ve otonom sistemlerin iş modellerini kökten değiştirdiğini, kuantum teknolojilerinin ise donanımın ötesinde yazılımda da devrim yaratacağını vurguluyor.

BİSİAD Başkanı, teknoloji alanındaki bu hızlı gelişmelere paralel olarak, Türkiye’nin insan kaynağına yatırım yapmasının kritik önem taşıdığını belirtiyor. Yapay zeka, yazılım, uzay çalışmaları, biyoteknoloji ve genetik bilimler gibi alanlarda uzmanlaşmış nitelikli insan gücüne ihtiyaç duyulduğunu vurgularken, üniversitelerin de bu dönüşüme uyum sağlayarak, geleceğin teknoloji liderlerini yetiştirmesi gerektiğini savunuyor. Sadece teknolojik yeteneklerin değil, aynı zamanda bilişim diplomasisi ve bilişim diasporasının da sektörün başarısında önemli bir rol oynayacağını ifade ediyor.

Bursa’nın dijital dönüşümünde yerel yönetimlerin, iş dünyasının ve teknoloji sektörünün birlikte hareket etmesinin önemini vurgulayan Doğrul, kentlerin dijitalleşmesinde koordinasyonun ve ortak akıl yürütmenin gerekliliğine dikkat çekiyor. Ayrıca, yapay zekâ destekli karar mekanizmalarının ve dijital ikizlerin üretimde verimliliği artırabileceğini, klasik dünya kavramının artık geçerli olmadığını ve şirketlerin bu yeni gerçekliğe uyum sağlaması gerektiğini belirtiyor. Şirketlerin, yapay zekâ ve bilişim teknolojilerini üretim süreçlerine entegre etmesi, veri güvenliğini sağlaması ve uluslararası pazarlara açılması gerektiğini vurgulayarak, Bursa’nın sanayi altyapısının yapay zekâ ve yazılım teknolojilerinin geliştirilmesi açısından önemli bir avantaj sunduğunu belirtiyor.”}P

Şirketlerin, dijital dönüşüme uyum sağlaması, teknolojik gelişmelere ayak uydurması ve sürekli öğrenme kültürünü benimsemesi gerektiğini belirten Doğrul, 2030’a kadar Bursa’daki bilişim firmalarının dönüşüm sürecini hızlandırmalarını ve rekabet avantajı elde etmeleri gerektiğini vurguluyor. Özellikle otomasyon ve otonom sistemler alanındaki firmaların ön plana çıkacağını öngörüyor.