Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, New York'ta düzenlenen 19. Türkiye Yatırım Konferansı'na katılarak, enflasyon ve makroekonomik görünüm üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu. Sunumunda, verilerin dezenflasyon sürecinin devam ettiğine işaret ettiğini belirterek, hedeflenen ekonomik istikrar hedeflerine ulaşma yolunda atılacak adımları vurguladı. Bu değerlendirme, özellikle zorlu arz koşullarının hakim olduğu günümüz ekonomik ortamında büyük önem taşıyor.

Karahan, sunumunda dikkat çeken noktalar arasında, enflasyonun hizmet sektöründe belirgin bir katılık göstermesi ve arz şoklarının manşet enflasyon üzerindeki etkisinin göz ardı edilmemesi gerektiği vurgusunu yaptı. Ancak, bu genel tabloya rağmen, özellikle kiralarda yaşanan iyileşme ve talepteki yavaşlama, dezenflasyon sürecini destekleyen önemli bir gösterge olarak değerlendirildi. Ulaştırma hizmetlerindeki gerileme ise bu iyileşmenin bir miktarını dengelediğini belirtildi. Para politikası açısından, temel eğilimdeki değişikliklere odaklanarak, kısa vadeli dalgalanmalardan bağımsız bir değerlendirme yapılması gerektiği vurgulandı.

Jeopolitik risklerin ve petrol fiyatlarındaki artışın, enflasyonist baskıları daha da güçlendirdiğini Karahan kaydetti. Rafineri marjlarındaki genişleme, bu etkinin belirginleşmesine yol açarken, TCMB'nin enflasyon görünümüne ilişkin riskleri sınırlamak amacıyla sıkılaştırma politikasını sürdüreceğini duyurdu. Dış ticaret dengesindeki iyileşme ve güçlü seyahat gelirleri, cari açığın kontrol altında tutulmasına katkı sağlıyor. Kredi büyümesinin yavaşlaması, iç talebin zayıflamasının bir yansıması olarak değerlendirilirken, ekonomik aktivitedeki toparlanma, güçlü ihracatın etkisiyle destekleniyor.

Yüksek frekanslı veriler, üçüncü çeyrekte iç talebin devamlı olarak yavaşlayacağını gösteriyor. Enerji fiyatlarındaki artış, enflasyonun hem doğrudan hem de dolaylı yollarla yükselmesine neden oluyor. Veriler, enflasyonun ana eğiliminde son dönemde bir yavaşlama olduğunu gösteriyor. Enflasyon beklentilerinin temkinli bir şekilde yönetilmesi ve yurt içi yerleşiklerin Türk lirasına olan talebinin güçlü devam etmesi, TCMB'nin önümüzdeki dönemde para politikası kararlarını şekillendirecek önemli faktörler olarak öne çıkıyor. Uluslararası rezerv tamponlarının güçlü seyrinin de enflasyon görünümüne olumlu etki yaratması bekleniyor.