Adana'nın merkezinde başlayan bir zincirleme olay, uluslararası boyutlara ulaşan karmaşık bir finansal suç örgütünü ortaya çıkardı. 2024 yılına ait bir cep telefonunda bulunan yazışmalar, soruşturmanın ilk kilometre taşını oluştururken, bu yazışmaların ardından adının sıradan bir gazeteci olmaktan öteye geçmediği, Rasim Ozan Kütahyalı'nın da bu organizasyonun kritik bir figüründe yer aldığı belirlendi. Operasyonun temelinde yatan 200 milyar liralık şüpheli para akışı ve aklama faaliyetleri, suç örgütünün finansal derinliğini ve etkisini gözler önüne serdi.

Operasyon, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından başlatıldı. Siber Suçlarla Mücadele Şubesi'nin titiz teknik ve fiziki takibi sonucunda, yasa dışı bahis, bilişim sistemleri üzerinden dolandırıcılık, rüşvet ve mal varlığı değerlerini aklama suçlarına karıştığı tespit edilen örgütün, suç gelirlerini dijital para kuruluşları, banka hesapları ve kripto varlıklar aracılığıyla gizleyerek akladığı anlaşıldı. Bu durum, Türkiye'nin finansal güvenliğine ciddi bir tehdit oluştururken, MASAK'ın detaylı analiziyle şüpheli hareketler tespit edildi.

Soruşturma, Kütahyalı'nın da dahil olduğu 198 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilerek genişletildi. 14 Mayıs tarihinde Adana ve 21 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonda 161 şüpheli gözaltına alınırken, örgütün varlıklarına da el konuldu. Operasyon, 2024'te ele geçirilen cep telefonundaki yazışmaların şifresi çözülerek, örgütün faaliyetlerinin derinlemesine incelenmesine olanak sağladı. Operasyonda, örgüt üyesi Serdal Tanak'ın evinde ele geçirilen ruhsatsız tabancalar, kripto para üretim cihazları ve dijital materyaller, örgütün teknolojik kapasitesini ve suç faaliyetlerinin karmaşıklığını gözler önüne serdi.

Operasyonun ilginç bir dönüm noktası, Kütahyalı'nın da soruşturma dosyasına dahil olması oldu. Şifreli cep telefonunda bulunan yazışmalar, Kütahyalı'nın örgütle bağlantısını ortaya koyarken, Selahattin Akın Uzun'un, örgütün lideri olduğu ve faaliyetleri de organize ettiği saptandı. Uzun'un, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni (KKTC) operasyon merkezi olarak kullandığı ve Karadağ ile bağlantıları bulunduğu öğrenildi. Uzun'un, örgüt içindeki kar paylaşım oranının yüzde 70 olduğu da belirlenerek, örgütün finansal yapısının detayları ortaya çıkarıldı.