Dünya siyasetinin nabzını tutan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü bir duruş sergilediği an yaşandı. New York'tan yayılan konuşması, özgür ve egemen Filistin'in hayalini gerçekleştirmek için uluslararası arenada sesini yükselten bir manifesto haline geldi. Bu önemli toplantıda, insanlığın ortak sorumluluğunu hatırlatan ve adaleti savunan Başkan Erdoğan’ın ifadeleri, kalpleri ısıtan bir mesajla dinleyicilere ulaştı.
Başkan Erdoğan, BM’nin 81. Genel Kurulu’ndaki konuşmasında, Filistin’in durumuyla ilgili derin bir üzüntü dile getirdi. Üye ülkelerin Filistin Başkanı Mahmut Abbas’ın salonda yer alamaması konusundaki haksızlığı sert bir dille eleştirerek, ‘vicdanları yaralamakta’ olduğunu ifade etti. Özgür ve egemen Filistin’in sesi olmaya kararlı olan Erdoğan, bu konuda sorumluluk üstlenerek, ‘Filistin’i henüz tanımamış ülkeleri’ bu kararlarını gözden geçirmeye çağırdı. Bu tarihi konuşma, yalnızca Filistin halkının değil, aynı zamanda tüm dünyanın vicdanında yer edeceği bir çağrıyla sonuçlandı.
Erdoğan’ın konuşmasında, son yıllarda yaşanan insanlık trajedileri ve acı verici istatistikler yer aldı. 60’a aşkın çatışma ve savaşın, 250 bin insanın hayatını kaybettiği, yüz binlerin topraklarından göç etmek zorunda kaldığı bir tablo çizildi. Gazze’deki sivillerin, savaşın yıkıcı etkileriyle karşı karşıya kaldığı, hastanelerin yakıt sıkıntısı nedeniyle çalışamaz hale geldiği, çocukların hayatının savaşın gölgesinde geçtiği vurgulandı. Bu acı gerçekler, insanlığın ortak sorumluluğunu bir kez daha hatırlatarak, çözüm arayışlarını daha da aciliyetle talep etti.