Türkiye’de elektrikli araç teknolojisinin hızla yaygınlaşmasıyla birlikte, şarj istasyonlarının enerji tüketimi rekor seviyelere ulaşmış durumda. Ağustos ayında kaydedilen veriler, bu dönüşümün ne kadar hızlı ilerlediğini açıkça gösteriyor. 3,5 milyondan fazla şarj işleminde 97.469 MWh elektrik tüketilirken, Ocak ayındaki tüketimin sekiz katı bir artış yaşanmış; bu da şarj altyapısının günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini işaret ediyor.

Bu artışın temelinde, elektrikli araç filosunun hızlı büyümesi yatıyor. Bir yılda %53’lük bir artışla 476.934 adet elektrikli araç trafiğe çıkmış, paralel olarak şarj soketi sayısı da %43 artışla 47.908’e ulaşıyor. Ancak, araç sayısı soket sayısını yakalayamamış, bu durum soket başına düşen araç sayısını 9’dan 10’a yükseltmiş. Bu durumun düzeltilmesi için yatırımcıların, daha yüksek kapasiteli ultra hızlı soketlere yönelmesi önemli bir adım olmuş. 150 kW ve üzeri güçte olan bu soketler, bir yılda %63’lük bir artış göstermiş, şarj sürelerini kısaltarak tüketimi artırmış.

Kullanıcı davranışları da bu trendi destekliyor. DC soketler, toplam soketlerin yalnızca %45’ini oluşturmasına rağmen, tüketilen enerjinin %85,5’ini sağlıyor. Bu durum, kullanıcıların hızlı şarj tercihine dikkat çekiyor. DC şarjlar ortalama 34 dakikada tamamlanırken, AC şarjlar yaklaşık 3 saat sürüyor. Veriler, en yoğun şarj zamanının öğle ile akşam saatleri arasında (16:00-20:00) olduğunu, gece saatlerinde ise istasyonların büyük ölçüde boş kaldığını ortaya koyuyor. Hafta sonları tüketim, hafta içi ortalamasına göre %17 daha yüksek seyrediyor ve 15 Ağustos Cumartesi, tüketimin en yoğun olduğu gün olarak kayda geçiyor.