Dünyanın iklim dengesi üzerinde büyük bir etki yaratması beklenen El Nino hava olayı, şimdiye kadar kaydedilen en yüksek sıcaklıkların geride bırakılmasıyla büyük bir endişe yaratıyor. Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) uzmanları, bu olayın hızla güçlenmesiyle birlikte, küresel çapta ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Bu durum, özellikle hassas bölgelerde yaşam kalitesini düşürmenin yanı sıra, insan sağlığı üzerinde de ciddi riskler oluşturuyor.
WMO’nun Ekstrem Sıcaklık Hizmetleri Teknik Danışmanı Armel Castellan, mevcut verilere göre, bu olayın şiddetinin daha önce hiç görülmemiş seviyelere ulaştığını vurguladı. Deniz yüzey sıcaklıklarındaki aşırı artışlar, sıcaklık rekorlarının kırılmasına neden oluyor. Castellan’a göre, El Nino’nun zirve noktasına ulaşması hedeflenirken, bu durumun 2027 yılına kadar devam edebileceği ve iklim sistemini derinden etkileyeceği öngörülüyor. Bu durum, özellikle kuraklık, orman yangınları ve hava kirliliği gibi riskleri artırarak, küresel bir aciliyet yaratıyor.
El Nino’nun etkileri sadece sıcaklıkla sınırlı değil. WMO, eylül-kasım döneminde bazı bölgelerde normalin üzerinde yağışlar, diğerlerinde ise şiddetli kuraklıklar yaşanabileceği konusunda uyarıyor. Bu durum, su kaynaklarının yetersizliği, tarım alanlarındaki verimsizlik ve gıda güvenliği sorunlarının derinleşmesine yol açabilir. Ayrıca, El Nino’nun etkileşimleri, vektör kaynaklı hastalıkların yayılma riskini artırarak, halk sağlığı üzerinde de önemli bir tehdit oluşturuyor. WMO, “sağlık için iklim hizmetleri” olarak adlandırdığı çalışmalarını güçlendirerek, tahminlerin sağlık yetkililerine doğru zaman ve formatta ulaşmasını sağlayarak, bu risklerin azaltılmasına yönelik stratejiler geliştirmeye odaklanıyor.