Türkiye Adli Tıp Kurumu bünyesinde yürütülen Personel Devam Kontrol Sistemi (PDKS) uygulaması, sendika hareketiyle yeniden gündeme geldi. Türk Sağlık-Sen, bu sistemin, personelin mesai kayıtlarını tutarken aldığı verilerin kapsamını ve hassasiyetini değerlendirerek, Kurum’a resmi bir talepte bulundu.
Sendika, PDKS’nin amacının personel takibini kolaylaştırmak olduğunu kabul etmekle birlikte, mevcut uygulamadaki ek veri toplama prosedürünün, çalışanların kişisel yaşam alanlarına müdahale olarak değerlendirildiğini vurguladı. Özellikle, mesai giriş ve çıkışlarını onaylamak amacıyla kullanılan kart okuma işlemine ek olarak, personelin fotoğrafının kaydedilmesi konusundaki endişeleri, hukuki ve etik açıdan önemli bir itiraz oluşturmaktaydı. Bu durum, çalışanların özel hayatı ve kişisel verilerinin korunması hakkıyla çelişiyordu.
Açıklamada, sendika yetkilileri tarafından, fotoğrafın kaydedilmesinin, Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun (KVKK) temel ilkelerinden olan ‘ölçülülük’ ilkesine aykırı olduğu savunuldu. Yani, veri toplama işleminin, hizmetin gereklilikleriyle orantılı olması ve aşırıya kaçmaması gerektiği vurgulandı. Ayrıca, sendika, bu uygulamanın, mevcut mevzuata uygun olup olmadığını Kurum’dan teyit etmesini talep etti. Bu, Adli Tıp Kurumu’nda veri güvenliği ve çalışan hakları arasındaki hassas dengeyi koruma çabası olarak değerlendirilebiliyordu.
Türk Sağlık-Sen, Kuruma, PDKS’nin mevcut haliyle devam etmesi durumunda yaşanabilecek hukuki sorunları ve olası itilafları önlemek amacıyla, bu uygulamanın derhal sonlandırılmasını ve yasal düzenlemelerle uyumlu hale getirilmesini talep etti. Sendika, Konuyla ilgili olarak ilgili tüm mevzuatı ve KVKK kararlarını dikkate alarak, Adli Tıp Kurumu’nda şeffaf ve adil bir veri toplama süreci oluşturulması gerektiğine inanıyor.