Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), ekonominin nabzını tutmaya devam etti. Temmuz ayına ilişkin finansal kesim dışındaki firmaların döviz operasyonlarına dair detaylı bir analiz sunarak, reel sektörün performansını gözler önüne serdi. Rapor, firmaların döviz varlıklarını önemli ölçüde artırmasına rağmen, aynı zamanda yükümlülüklerin de hızla yükselmesiyle birlikte, net bir döviz açığına işaret ediyor.

Verilere göre, Temmuz ayında firmaların döviz varlıkları, hazirana göre 2 milyar 279 milyon dolar yükseldi. Bu artış, özellikle ihracat alacaklarındaki 2 milyar 175 milyon dolarlık artış, yurt içi bankalardaki mevduatlardaki 1 milyar 74 milyon dolarlık artış ve doğrudan yatırımlardaki 607 milyon dolarlık artışla desteklendi. Ancak, bu olumlu gelişmelerin ardından, yükümlülükler de 7 milyar 306 milyon dolar seviyesine ulaşarak, varlıklardan daha hızlı bir şekilde arttı.

Bu durum, net döviz pozisyonu açığının 5 milyar 27 milyon dolar artarak 210 milyar 802 milyon dolara ulaşmasına neden oldu. Kısa vadeli döviz varlıkları 151 milyar 772 milyon dolar, kısa vadeli yükümlülükler ise 147 milyar 397 milyon dolar olarak şekillenerek, kısa vadeli net pozisyonun 2 milyar 168 milyon dolar azalmasına yol açtı. Kısa vadeli yükümlülüklerin toplam yükümlülükler içindeki payı ise %37'yi buldu. Bu durum, piyasalarda tedirginliğe neden olurken, ekonomistlerin sürdürülebilirliği konusunda ciddi sorular sormasına neden oldu.

TCMB'nin bu raporu, Türkiye ekonomisinin döviz cinsinden dışa bağımlılığının ve reel sektörün dövizdeki dalgalanmalara karşı hassasiyetinin bir kez daha göz önüne serdi. Gelecekteki ekonomik politikaların, bu açığı azaltacak şekilde tasarlanması gerektiği açıkça ortaya koyuluyor. Piyasa verileri Matriks Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlandığı ve gecikmeli olduğu belirtiliyor. Bu verilerin, yatırım kararlarında ve ekonomik analizlerde dikkate alınması gerektiğini vurgulamakla birlikte, ekonomik göstergelerin sürekli takip edilmesi ve değerlendirilmesi gerektiği de hatırlatılmalıdır.