Dünya Meteoroloji Örgütü’nün (WMO) son raporları, atmosferde yaşanan karmaşık değişimlere dikkat çekerek, El Nino hava olayının son dönemde beklenmedik bir hızla güçlendiğini ortaya koyuyor. Bu durum, iklim sistemleri ve insan sağlığı açısından ciddi endişeleri beraberinde getiriyor. WMO Ekstrem Sıcaklık Hizmetleri Teknik Danışmanı Armel Castellan, sıcaklık artışlarının temel nedeninin El Nino’nun güçlenmesi olduğunu vurgulayarak, rekor sıcaklıkların kaydedildiği son iki ayın, küresel iklim dengesini daha da sarsabileceğine işaret etti.

Castellan ve Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi’nin İnsani Yardım, Afet Eylemi ve Sağlık Acil Durumları Müdahaleleri Birimi Başkanı Teresa Zakaria’nın ortaklığında yapılan değerlendirmeler, El Nino’nun sadece sıcaklıkla ilgili olmadığını, aynı zamanda küresel yağış düzenlerini ve su kaynaklarını da derinden etkileyeceğini ortaya koyuyor. Özellikle, bazı bölgelerde aşırı yağışlar ve sel baskınları yaşanırken, diğer bölgelerde ciddi kuraklık tehlikesi altında olunacağı tahmin ediliyor. Bu durum, tarım, su güvenliği ve özellikle vektör kaynaklı hastalıkların yayılması riskini artırıyor.

El Nino’nun etkileri, sadece iklim modelleriyle değil, sağlık hizmetleri açısından da değerlendiriliyor. WMO’nun “sağlık için iklim hizmetleri” olarak adlandırdığı çalışmalar, tahminlerin sağlık yetkililerine doğru zaman ve formatta ulaşmasını sağlayarak, acil durum hazırlıklarını güçlendirmeyi hedefliyor. Ancak, El Nino’nun her bir olayın kendine özgü bir karakteri olduğunu ve etkilerinin bölgeye, mevsime ve diğer iklim faktörleriyle etkileşime bağlı olarak değiştiğini belirtmek gerekiyor. Özellikle, 2026’nın sonlarında zirve yapması beklenen El Nino’nun, Güney Yarımküre’nin büyük bir bölümünü ve Güney Afrika, Güney Amerika ve Avustralya’yı etkilemesi öngörülüyor. Bu dönemde, mevsimsel sıcaklıkların El Nino’nun etkisine eklenmesiyle kuraklık, orman yangınları, duman ve hava kirliliği riskleri daha da artacak.

Bu küresel sinyalin, yerel düzeyde hissedilmesi ve etkileri hakkında daha hassas değerlendirmeler yapılması gerekiyor. El Nino’nun insan sağlığı üzerindeki etkileri, aşırı hava koşulları nedeniyle kalp ve damar hastalıkları, solunum yolu rahatsızlıkları, metabolizma bozuklukları ve ruh sağlığı sorunlarının artmasına yol açabiliyor. Ayrıca, orman yangınları dumanı ve kötü hava kalitesiyle ilişkili solunum yolu hastalıkları, kuraklık ve sellerle birlikte evleri ve geçim kaynaklarını yok ederek, insanların yerinden edilmesine ve temel ihtiyaçlara erişimlerinin azalmasına neden olabilir. Bu nedenle, DSÖ yetkilisi Zakaria, El Nino’nun etkilerine karşı hazırlık çalışmalarına şimdiden yatırım yapılması ve erken harekete geçilmesi gerektiğini vurguluyor. Hükümetlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve uluslararası kuruluşların işbirliğiyle, hazırlık çalışmalarına odaklanılması ve insan sağlığını korumak için gerekli önlemlerin alınması hayati önem taşıyor.