İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, uluslararası arenada ABD'nin İran politikalarına karşı güçlü bir duruş sergiledi. Tahran'da İran-Irak Savaşı gazileriyle gerçekleştirilen bir programda yaptığı konuşmada, Trump'ın İran'ın direniş gücünü hafife almaması gerektiğini vurguladı. Kalibaf, ülkenin köklü medeniyet mirası ve ulusal, dini dayanışma ile şekillenmiş gücünün, herhangi bir dış güç tarafından ihlal edilemeyeceğini belirterek, ABD'nin bu gerçeklikle yüzleşmesi gerektiğini ifade etti.
Kalibaf, 1980-1988 yılları arasındaki İran-Irak Savaşı sırasında ülkenin karşılaştığı ekonomik ve askeri zorlukları günümüze taşıdığı bir benzetmeyle örneklendirdi. O dönemde ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları, ülkenin savunma kapasitesini ve direniş spiritini zayıflatmaya yönelik bir girişim olarak değerlendirildi. Kalibaf, o dönemde İran'ın füzelerinin bugün ulaştığı teknolojik seviyeye gelmesinin, ülkenin karşı koyma yeteneğinin somut bir göstergesi olduğunu vurguladı.
Konuşmasında, İran'ın hibrit savaş stratejisinin başarısına de dikkat çekildi. Kalibaf, askeri, ekonomik ve diplomatik önlemlerin bir arada kullanılmasıyla, ABD'nin İran'a yönelik hedeflerini başarısızlıkla sonuçlandıracağını savundu. Kalibaf, ‘Diplomasi, teslimiyet anlamına gelmez. Müzakereler, sahadaki gücün siyasi kazanıma dönüştürülmesiyle mümkündür’ diyerek, İran’ın müzakerelerde de gücünü ve kararlılığını koruyacağını ilan etti.
Kalibaf'ın bu açıklamaları, İran'ın ABD'ye karşı duruşunun değişmediğini ve ülkenin direniş gücünü, halk desteğini ve askeri kapasitesini kullanarak, herhangi bir dış tehdide karşı koymaya hazır olduğunu açıkça ortaya koydu. Trump’ın, bu direnişin gücünü ve İran halkının kararlılığını anlaması gerektiği vurgusunu içeren bu söylem, İran’ın uluslararası arenadaki gelecekteki politikalarının temelini oluşturuyor.