Uluslararası havacılık sektöründe yaşanan karmaşık gelişmeler, Türkiye'nin önde gelen havayolu şirketlerini de etkilemeye devam ediyor. Orta Doğu Eye (MEE) kaynaklarından elde edilen bilgilere göre, ABD'nin İran'ın havacılık sektörüne yönelik artırılmış yaptırımları, THY, AJet ve Pegasus'un İran'a yönelik uçuş operasyonlarında önemli değişikliklere yol açtı. 21 Eylül'den itibaren başlayan bu durum, havayolu şirketlerinin rezervasyon sistemlerini yoğun şekilde kontrol etmelerine neden oldu.

MEE'nin yaptığı detaylı incelemeler, THY'nin İran'a yönelik uzun dönemli uçuş programında değişiklikler yaptığını, AJet'in bazı seferlerini tamamen iptal ettiğini ve Pegasus'un ise İran seferlerini rezervasyon sisteminden kaldırdığını gösteriyor. THY'nin resmi bir açıklama yapmaması ve uçuş programlarında gözle görülür bir değişiklik olmaması, havayolu şirketinin ihtiyatlı bir yaklaşım sergilediğini gösteriyor. Ancak, rezervasyon sistemlerindeki anlık değişimler ve AJet'in bazı sayfalarında ileri tarihe ait biletlerin bulunması, iptallerin ne kadar süreceği konusunda belirsizlik yaratıyor.

Bu yaptırımların temel nedeni, ABD Hazine Bakanlığı'nın 8 Eylül'de açıklamasıyla hayata geçirilen kapsamlı tedbirler. Bakanlık, İran havacılık sektörüne destek sağladığı gerekçesiyle 36 kişi ve kuruluşu yaptırım listesine aldı. Bu listede 27 İranlı havayolu şirketi yer alırken, Washington, İran'ın havacılık ağının silah, personel ve yaptırım kapsamındaki teknolojilerin taşınmasında kullanıldığını iddia ediyor. ABD yönetimi, İran'ın ABD menşeli uçak, parça ve teknolojilere üçüncü ülkeler üzerinden erişimini engellemeyi hedefliyor.

Bu durum, sadece Boeing gibi ABD üretimi uçakları değil, aynı zamanda Airbus uçaklarını da etkileyebiliyor. MEE'ye konuşan ve konu hakkında bilgi sahibi olan kaynaklar, Airbus uçaklarında da ABD üretimi parça ve sistemlerin bulunmasının, bu uçaklarla İran'a sefer düzenleyen şirketler için yaptırım ve ihracat kontrolü riskini artırdığını vurguladı. ABD Hazine Bakanlığı'nın daha önce yayımladığı havacılık yaptırım rehberlerinde, ABD dışında üretilmiş ancak belirli oranın üzerinde ABD kontrollü parça ve teknoloji içeren uçakların da yaptırım kurallarının kapsamına girebileceği belirtiliyor. Bu durum, uluslararası havacılıkta yeni bir risk unsuru barındırıyor ve Türkiye'nin havayolu şirketlerinin operasyonlarını dikkatli bir şekilde yönetmesini gerektiriyor.