Dünya şehirleri arasındaki rekabetin ölçütleri Oxford Economics tarafından güncellendi. Ekonomik güç, yaşam kalitesi ve yönetimde verimlilik gibi kriterleri bir araya getiren 2026 Küresel Şehirler Endeksi’nde İstanbul, beklenenin çok ötesinde bir başarı yakaladı. Geçen yıla kıyasla 42 basamaklık bir ilerleme kaydederek, dünyanın önde gelen şehirlerinin arasına adını altın harflerle yazdırdı. Bu yükseliş, kentin ekonomik ve sosyal dönüşümünün bir göstergesi olarak kabul ediliyor.

Raporun merkezinde yer alan İstanbul, özellikle beşeri sermaye alanındaki performansı ile dikkat çekiyor. 80,4 puanla dünya genelinde 11'inci sıraya yükselerek, eğitim seviyesi, iş gücü potansiyeli, üniversitelerdeki kalite, istihdam oranları ve yetenek çekme kapasitesi gibi faktörlerdeki üstünlüğü ile öne çıkıyor. Bu alandaki başarı, kentin küresel rekabetteki en büyük avantajı olarak gösteriliyor. Ancak İstanbul’un genel sıralamasında 180'inci, çevrede 480'inci ve yönetişimde 596'ıncı sırada bulunması, daha fazla iyileştirme potansiyeli olduğunu da ortaya koyuyor.

Raporun diğer önemli oyuncuları arasında Zürih, Tokyo, San Jose ve Boston yer alıyor. Zürih, yaşam kalitesi ve yönetişimdeki yüksek puanları ile 90,1 puanla 10'uncu sırada yer alırken, Tokyo beşeri sermaye odaklı stratejisiyle 89,5 puanla dokuzunculu, San Jose ekonomik göstergelerindeki gücüyle sekizinci, Boston ise dengeli performansı ile yedinci sırada yer aldı. Dublin, geçen yıla göre yedi basamak yükselerek altıncı sıraya çıktı.

İstanbul’un bu başarısı, sadece ekonomik bir gelişme değil, aynı zamanda kentin küresel arenadaki itibarının artmasına da katkı sağlıyor. Raporun sonuçları, İstanbul’un gelecekteki büyüme potansiyelini ve küresel şehirler arasındaki rekabetteki konumunu güçlendiriyor. Bu durum, İstanbul’un stratejik öneme sahip bir dünya merkezi olarak daha da pekişmesine zemin hazırlıyor.”} çatı tabanlı yapılar ve şehir planlaması gibi alanlarda yapılması gereken iyileştirmeler de bu raporun dikkatli bir şekilde değerlendirilmesiyle ortaya çıkacaktır.