İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü General Muhibbi, ABD ile süren gerilimlerin boyutunu ve stratejik yaklaşımını değerlendirirken, alışılmadık bir değerlendirmede bulundu. Müzakerelerin, ‘uzlaşma ve barış’ anlamına gelmediğini, aksine, ‘savaşın bir başka aşaması’ olduğunu vurgulayarak, durumun karmaşıklığına dikkat çekti. Bu açıklama, İran’ın ABD’ye karşı sürdürülen mücadelede farklı bir perspektifi ortaya koyuyor ve diplomatik çabaların yanı sıra askeri hazırlıkların da ön planda tutulduğunu gösteriyor.

Muhibbi, ‘savaşın sadece silahla yapıldığı’ düşüncesini reddederek, müzakereleri de bir tür ‘dil savaşı’ olarak tanımladı. Kelimelerin, argümanların ve diplomatik yöntemlerin, askeri güçlerle aynı derecede etkili olduğunu savundu. Bu yaklaşım, İran’ın müzakereleri, sadece bir strateji aracı olarak görüp, aynı zamanda savaşın farklı bir evresinde yer aldığını gösteriyor. Bu durum, uluslararası arenada İran’ın tavırlarının daha da dikkatli bir şekilde değerlendirilmesini gerektiriyor.

Muhibbi, İran’ın uzun menzilli füzeler üretme kapasitesine dair iddialarını da pekiştirdi ve bu teknolojinin, ülkenin siyasi kararlarla yakından ilişkili olduğunu belirtti. Ülkenin, ‘her türlü savaşa hazırlıklı’ olduğunu ve bu hazırlığın, yeni silahların geliştirilmesi ve test edilmesiyle destekleneceğini ifade etti. Özellikle, ABD uçak gemisine karşı gerçekleştirilen ve 500 kilometre mesafeden isabet yaratan füzeyle ilgili detaylar, İran’ın askeri yeteneklerine dair önemli ipuçları sunuyor.