Hollywood'un kalbinde yankılanan bir olay! Efsanevi aktör Sylvester Stallone, Donald Trump'ın Hollywood'un eski ihtişamını canlandırma hedefiyle kurduğu 'özel büyükelçi' ekibine dahil olma teklifini, beklenmedik bir şekilde reddetti. Bu karar, Hollywood'un dinamiklerini ve siyasi arenadaki ilişkileri yeniden sorgulatıyor.
Stallone, The Sunday Times'a verdiği röportajda, teklifin geldiği anı ve Trump'ın kararı öğrendiğinde yaşadığı şaşkıntıyı detaylı bir şekilde anlattı. Televizyonda şaşkınlıkla ‘Ne? Affedersiniz, gerçekten mi?’ diye sorduğu bu an, Hollywood'un geleneksel yapısı ve Trump'ın bu tür bir hamlesi arasındaki çelişkiyi gözler önüne seriyor. Stallone, Hollywood'un kendi içinde küçük krallıklara benzediğini ve bu tür bir elçilik makamının işlevsel olmadığını savunarak, Trump'a gerekçelerini aktarışını ve sonrasında ‘hoşça kalın’ diyerek ayrılışını paylaştı.
Bu durum, Mel Gibson ve Jon Voight gibi diğer 'özel büyükelçilerin' teklifi kabul etmesiyle tezat oluşturuyor. Gibson, durumu 'Tweet'i aynı anda aldığını ve şaşırdığını belirterek, 'bir vatandaş olarak yardım etmeye hazır' olduğunu ifade ederken, Voight ise henüz bir karar olmadığını söyledi. Bu farklı tepkiler, Hollywood'daki siyasi atmosferi ve aktörlerin Trump'a olan bağlılıklarını daha da derinleştirdi.
Stallone'un Trump'a olan yakınlığı, Kasım 2024 seçim zaferinin ardından Mar-A-Lago'da düzenlenen galada, aktörün Trump'ı ‘ikinci bir George Washington’ olarak nitelendirmesiyle ortaya çıktı. Bu övgü dolu sözler, Stallone'un siyasi duruşunun ve Hollywood'un geleceği hakkındaki düşüncelerinin bir yansıması olarak yorumlanıyor. Geçmişte hem Cumhuriyetçi Parti hem de Demokrat Parti adaylarına finansal bağışlarda bulunan Stallone'un bu beklenmedik hamlesi, Hollywood'un siyasi etkileşimlerini ve aktörlerin kamuoyundaki konumlarını yeniden şekillendirebilir.