Dünyanın önde gelen siyasetçilerinden biri olan Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva, ABD Başkanı Donald Trump’ın uluslararası ilişkilerdeki tutumunu eleştirerek, her ülkenin egemenliğine saygı gösterilmesi gerektiği mesajını çarptı. CNN'de gerçekleşen bir röportajda, Trump’ın yönetim tarzının, belirli bir ülkenin yönetim biçimini diğerlerine dayatma eğiliminde olduğunu savladı. Lula, 'En güçlü olanın sözünün dinleneceği, diğerlerinin itaat etmesi gereken bir modelin sürdürülebilir olmadığını' belirtti.

Lula, Trump’ın uluslararası meselelere uyguladığı ‘taraflı’ yaklaşımına karşı, çok taraflılığın küresel anlaşmazlıkların çözümünde ne kadar kritik olduğunu vurguladı. ‘Küresel sorunlara tekil bir aktörün çözümü getirebileceğini düşünmek, gerçekliğin çok ötesindedir,’ şeklinde konuştu. Ayrıca, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya yönelik ABD’nin tutumunu da eleştirerek, ‘Bir ülkenin suçlamada bulunması, egemenliğin ihlali anlamına gelir,’ diyerek, Venezuela’nin toprak bütünlüğünün korunmasının önemini vurguladı.

Lula, büyük güçlerin, teknolojik üstünlükleri, askeri kapasiteleri ve nükleer silahları ile birlikte, küresel barışı sağlamada daha büyük bir sorumluluk taşıması gerektiğini savundu. ‘Savaş, kimsenin kazanamadığı bir durumdur,’ diyerek, ‘En büyük ekonomilere sahip ülkelerin, barışı tesis etmek için çaba göstermesi gerekiyor,’ ifadesini kullandı. Bu bağlamda, ulusların birbirlerinin egemenliğine saygı göstermesi ve toprak bütünlüğünün korunması gerektiğini, ‘Artık herhangi bir ülkenin başka bir ülkeyi işgal edebileceğini düşünenlerin, gerçeklikle bağını koparması gerekiyor,’ şeklinde ekledi.

Son olarak, Lula, ABD’nin uluslararası ilişkilerdeki rolüne dair önemli bir uyarı yayınlayarak, ‘Her ülkenin kendi kaderini belirleme hakkına sahip olduğunu ve bu hakkın ihlal edilmemesi gerektiğini’ vurguladı. Bu mesaj, uluslararası arenada, özellikle de ABD’nin uluslararası ilişkilerdeki yaklaşımına yönelik eleştirilerin artışıyla önemli bir yankı uyandırdı. Lula'nın bu söylemi, küresel barış ve güvenliğin sağlanması için, ulusların birbirlerinin egemenliğine saygı göstermesi gerektiğini hatırlatan önemli bir uyarı olarak kabul edildi.