Üniversitelerde öğrenci aktivizmi yeniden aklımızı başımızdan alıyor! Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşanan olaylar, gelecek nesillerin fikir özgürlüğünü tartışırken, hukukun üstünlüğünün ne anlama geldiğini de sorgulamamıza neden oluyor. 13 Mayıs 2025’te gerçekleşen ve ilahiyatçı Nureddin Yıldız’ın konuşmacı olarak davet edilmesine tepki olarak düzenlenen protesto, adeta bir hukuk pusulası gibi farklı yollara sapmış durumda.

Olayın ilk aşaması, Kuzey Kampüsü’nde öğrenciler ve polis arasında yaşanan gerginliğin ardından başlatılan soruşturmayla başladı. 82 öğrencinin “yeterli delil bulunmadığı” gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına (KYOK) karar verilmesi, adeta bir darbeydi. Ancak savcılığın bu karara itirazı ve yeni bir iddianame hazırlaması, sürecin daha da karmaşık hale gelmesine yol açtı. 15 öğrencinin İstanbul 30. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanması, hukukun ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Mahkemede, 2911 sayılı Kanun’a muhalefet, görevi yaptırmamak için direnme ve “örgütü andıran flama” kullanma suçlamaları yöneltildi. Duruşma salonu, sanıkların ve avukatların yoğunluğu nedeniyle yetersiz kaldı. Savunma sırasını belirleme konusunda yaşanan çekişmeler, gazetecilerin duruşmayı ayakta takip etme çabaları ve öğrenciler arasındaki gerilim, adeta bir dram sahnesi oluşturmuştu. Avukat Mustafa Atahan Öztürk’ün derhal beraat talebi, “İade edilmesi gereken iddianame ile mahkemeler meşgul ediliyor” sözleriyle dikkat çekti.

Sanıklar, olay sırasında kampüs meydanında kalabalığı izlediklerini ve Nureddin Yıldız’ın protesto edildiğini burada öğrendiklerini savundu. Polis tarafından ablukaya alındıklarını, defalarca çıkış talep ettiklerini ancak güvenlik koridorunun açılmadığını ve ters kelepçeyle gözaltına alındıklarını belirttiler. Bu olay, hukukun ve adaletin ne anlama geldiğini sorgulamamıza neden oluyor. Bu davada, sadece 15 öğrencinin değil, tüm öğrencilerin ve ifade özgürlüğünün geleceği de tehlikeye giriyor. Gelecek duruşmalarda, adaletin yerini bulup bulamayacağımızı hep birlikte göreceğiz.