New York'ta düzenlenen Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu'na katılan İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, önemli bir retorik hamleyle uluslararası platformda İran'ın konumunu güçlendirme hedefinde ilk adımı attı. Bakan Arakçi, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik sürdürülen politikaların gölgesinde, BM kürsüsünde İran halkının haklılığını ve meşru çıkarlarını savunmayı öncelikli misyon olarak kabul etti. Bu yaklaşım, İran'ın uluslararası arenadaki etkisini artırma ve dünya gündeminde daha fazla söz sahibi olma çabasının bir göstergesi.
Arakçi, New York'taki temasları sırasında, ABD ve İsrail'in İran'a karşı yürürlükte olan gerilim ortamının farkında olduğunu, ancak bu durumun İran'ın BM Genel Kurulu'ndaki varlığını ve misyonunu etkilemesine izin vermeyeceğini açıkça belirtti. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile birlikte gerçekleştirilecek görüşmelerin, İran'ın uluslararası çıkarlarını koruma stratejisinin temelini oluşturacağını ifade etti. Bu çerçevede, İran, uluslararası hukukun ve adil uluslararası ilişkilerin yeniden tesis edilmesi gerektiği yönünde mesajlar iletmekte kararlı.
Bakan Arakçi, BM'nin uluslararası barış ve güvenliğin sağlanması üzerindeki rolünün, mevcut koşullarda yeterli olmadığını vurgulayarak, BM'nin yeniden güvenilir bir merkez haline getirilmesi için atılması gereken adımlara işaret etti. Bazı ülkelerin uluslararası hukuku göz ardı ettiği, kendi çıkarlarını ön plana çıkardığı ve uluslararası sorunlara karşı duyarsız kaldığı eleştirilerini dile getirdi. Özellikle Avrupa ülkelerinin Filistin, Gazze, Lübnan ve İran'a yönelik yaşanan acı olaylar karşısındaki sessizliğinin, uluslararası toplumun adalet anlayışını zedelediğini belirtti.
Arakçi, BM'ye yeniden güvenin tesis edilmesi için, güvenin nasıl kaybedildiğinin analizi yapılması ve bu konuda somut çözümler üretilmesi gerektiğini vurgulayarak, İran'ın BM'deki rolünün uluslararası barış ve güvenliğe katkı sağlamaya devam edeceğini ifade etti. Bu söylem, İran'ın uluslararası arenadaki müzakerelerde ve diplomasi çalışmalarında daha aktif rol oynamayı hedeflediğini gösteriyor. Ayrıca, İran'ın BM'deki varlığının, küresel sorunlara yönelik çözüm arayışlarında önemli bir oyuncu olarak kabul edilmesini sağlamayı amaçlıyor.