Avrupa Birliği’nin enerji altyapısı ve elektrik şebekesi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla uyguladığı son düzenleme, Türkiye’nin elektrik çeliği ihracatına önemli bir etki yaratma potansiyeli taşıyor. Komisyon tarafından açıklanan geçici koruma önlemi, transformatörlerde ve endüktörlerde kullanılan bu kritik malzeme için AB’nin belirlediği bir kota ile birlikte fiyat eşikleri de oluşturuyor. Bu durum, Türkiye’nin AB’ye yönelik ihracat stratejilerini yeniden değerlendirmesine neden olacak.
Bu yeni düzenleme, 25 Eylül 2026 tarihinde yürürlüğe girecek ve 155 takvim günü boyunca, yani 26 Şubat 2027 tarihine kadar geçerli olacak. Türkiye’ye özel olarak 14 bin 161,55 tonluk bir kota ayrılmış durumda. Bu miktar, Çin ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi diğer önemli pazarlara kıyasla oldukça belirgin bir fark oluşturuyor. Kotaların “ilk gelen ilk yararlanır” prensibi doğrultusunda yönetilmesi, Türkiye’den AB’ye ihracat yapan firmalar için zamanlamayı da kritik bir faktör haline getirecek. Bu durum, ihracatçıların tedarik stratejilerini optimize etmelerine ve AB pazarındaki talebi doğru bir şekilde karşılayabilmek için hızlı hareket etmelerine ihtiyaç duyulacağını gösteriyor.
Ekonomik analizler, Türkiye’nin AB’ye yönelik elektrik çeliği ihracatının, 2021 yılında toplam AB ithalatının %16’sını oluşturduğunu ve 2025 yılında bu oranı %13’e düşürmeyi hedeflediğini ortaya koyuyor. Bu durum, AB’nin stratejik önceliklerini ve küresel üretim dengesini göz önünde bulundurarak, Türkiye’nin bu pazardaki rekabet gücünü azaltma çabasının bir parçası olarak değerlendirilebilir. Ancak, Türkiye’nin çelik üretimi ve ihracatı konusunda küresel oyuncular arasında yerini koruyabilmesi için yeni ticaret stratejileri geliştirmesi gerekiyor.