Yapay zekâ teknolojilerinin hızla yaygınlaşması, veri merkezleri, özel çip üretimi ve enerji kaynaklarına yapılan yatırımlar gibi alanlarda milyar dolarlık harcamaları beraberinde getirdi. Ancak bu yatırımların finansmanı, şirketlerin doğrudan borçlanma yoluyla değil, karmaşık bir ‘garanti ağı’ üzerinden gerçekleşiyor. Büyük teknoloji devlerinin, diğer şirketlerin veya özel amaçlı kuruluşların borçlanmasına garanti vermesiyle, bu ağ 300 milyar doların üzerine çıkma potansiyeli taşıyor.
Analizler, yapay zekâ ekosisteminde 255 halka açık şirketin, birbirleriyle karmaşık bir ilişki içinde olduğunu ortaya koyuyor. Bu şirketler, çip satışı, yatırım, veri merkezi kiralama ve hatta müşterilerinin finansmanına garanti verme gibi faaliyetlerle birbirlerine bağlı bir zincir oluşturuyor. Bu modelde, bir şirket bir çip tedarik ederken, diğer şirket o çipin kullanımına finansman sağlıyor. Bu durum, yapay zekâ sektöründe sermayenin tek yönlü akışını engelleyerek, daha dinamik ve birbirine bağlı bir finansman ağına dönüşmesini sağlıyor.
Bu “garanti” modeli, şirketlerin finansal risklerini daha kontrollü bir şekilde yönetmelerine yardımcı oluyor. Yatırımcılar ise bu karmaşık yapı karşısında, “gerçek mali yük ne kadar?” sorusunu giderek daha fazla merak ediyor. Örneğin, Meta’nın Hyperion veri merkezi projesi, doğrudan Meta bilançosuna alınmak yerine, özel bir finansman yapısı üzerinden gerçekleştirildi. Meta, projenin gelecekteki değerine ilişkin garanti vererek, finansmanın daha düşük maliyetle sağlanmasına katkıda bulundu. Benzer şekilde, Broadcom’un Anthropic’e yönelik çip teslimatlarını desteklemesi ve Nvidia’nın veri merkezi anlaşmalarında gelecekteki ekipman değerini garanti altına alması, bu yeni finansman modelinin somut örneklerini oluşturuyor.
Sona Asset Management’ın raporuna göre, bu karmaşık ağda 255 halka açık şirket birbirine bağlanıyor. Bazı şirketler aynı anda tedarikçi, yatırımcı ve büyük müşteri konumunda bulunabiliyor. Bu durum, yapay zekâ ekonomisinde paranın sadece teknoloji şirketlerinden veri merkezlerine değil, farklı şirketler arasında dolaşarak yeni bir finansman ağı oluşturduğunu gösteriyor. Bu, geleneksel finansal modelleri temelden değiştiren, yapay zekâ sektöründe karmaşık ve dinamik bir finansal ekosistemin ortaya çıkışını işaret ediyor.