Türkiye ekonomisinin nabzını tutmak için Bağcılar'ın İSTOÇ semtine inildi. Son dönemde otomotiv sektöründen inşaat sektörüne uzanan geniş bir yelpazede yaşanan düşüş, esnafın hayatta kalma mücadelesini gözler önüne seriyor. Yüzde 8.7’lik araç fiyatlarındaki artış, enflasyon ve döviz kurlarındaki dalgalanmalarla orantısız kalırken, birçok işletme faaliyet gösteremeyecek durumdadır. Bu durum, özellikle küçük ölçekli işletmeler için büyük bir yük oluşturmaktadır.

İSTOÇ’ta 30 yıldır esnaflık yapan Sefer Keklik, satışların son yıllarda ciddi bir gerileme yaşadığını vurguluyor. Yüksek maliyetler, kredi erişimindeki zorluklar, artan faiz oranları ve dalgalanan döviz kurunun bir araya gelmesiyle esnafın sıkıntıları katlanarak artmıştır. Keklik, ‘Siftahım yok 2 aydır’ diyerek, müşterilerin satın alma gücündeki düşüşü ve ekonomik belirsizliği somut bir şekilde ifade ediyor. Dükkanın mülkiyetinden bağımsız olarak, işin sürdürülebilirliğinin önemini vurgulayarak, yaşam standartlarını koruma çabasını anlatıyor.

Otomotiv sektöründe 1994-95’ten beri faaliyet gösteren Şenol Çelik, otomobilin yatırım aracı olma özelliğini yitirdiğini belirtiyor. Artan maliyetler ve tüketici davranışlarındaki değişimler, otomobili bir yatırım fırsatından ziyade ‘çalışmayan evlat’ gibi bir görüntüye dönüştürmüştür. Çelik, vergi, sigorta ve akaryakıt maliyetlerinin de tüketiciyi olumsuz etkilediğini vurguluyor. Özellikle hafif ticari araçlara olan talebin artması, bu zorlu koşullarda bir nebze de olsa destek sağlamaktadır. Ağır satılan binek ve lüks araçların ise yüksek maliyetleri nedeniyle talep görmediğini belirtiyor.