Türkiye’nin geleceği ve siyasi istikrarı üzerine önemli değerlendirmelerde bulunan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, terörle mücadelede net ve kararlı bir yaklaşımın gerekliliğini bir kez daha vurguladı. ‘Öcalan’ın statüsü bellidir, bir terör hükümlüsüdür, Kürtlerin temsilcisi de lideri de değildir, siyasallaşma başlığı altında ona rol biçilemez, örgüt mensuplarına ulaşması, talimat iletmesi, temas etmesi kabul edilemez.’ şeklinde ifade ederek, terör örgütlerinin siyaset sahnesine dahil edilmesinin tehlikelerine dikkat çekti. Bu yaklaşımın, Türk milletinin iradesini ve devletinin gücünü zedeleyeceğini savundu.

TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı açıklamada, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nın, sadece Samsun’a yapılan ilk adımı değil, aynı zamanda teslimiyete karşı yükselen bir direnişi de temsil ettiğini belirterek, terörle mücadelede yılmaz bir duruş sergiledi. Dervişoğlu, terör örgütlerinin, hukuk dışı ve şiddet odaklı yapılar olduğunu, Türkiye’nin güvenliğini ve istikrarını tehdit eden unsurlar olduğunu vurguladı. PKK’nın sadece Türkiye içindeki bir terör örgütü olmadığını, İran, Irak ve Suriye’de faaliyet gösteren farklı adlarla aynı amaçlara yönelik operasyonlar yürüten bir ağın parçası olduğunu da ifade etti. Bu durumun, Türkiye’nin stratejik güvenlik hedeflerine ulaşmasını engelleyebileceğini belirtti.

Dervişoğlu, terörle mücadele stratejilerinin, geçmişteki doktrinlerin ham ve yetersiz analizlerinden ibaret olduğunu, bölgesel ve tarihsel gerçeklere dayanmayan, yüzeysel ve tutarsız yaklaşımlar içerdiğini eleştirerek, ‘Terörsüz Türkiye’nin yolu İmralı’dan geçmez. Terörsüz Türkiye’nin yolu Türk milletinin iradesinden, Türk devletinin kudretinden, hukukun üstünlüğünden, amasız fakatsız mutlak adaletten, yasaklardan arınmış Türkiye’den, tam ve kamil demokrasiden, Cumhuriyet’in üniter yapısından, şehitlerimizin aziz hatırasından, gazilerimizin onurundan geçer.’ diyerek, Türkiye’nin geleceği için belirlenen temel ilkeleri net bir şekilde ortaya koydu. Kuzey İrlanda IRA ve İspanya ETA gibi örneklerin, Türkiye’nin terörle mücadele deneyiminin ve stratejisinin, kendi bağlamına ve şartlarına göre değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Dervişoğlu, yeni anayasa tartışmalarına da değinerek, ‘Yeni anayasa’ diyorsunuz. Evvela mevcuda uyun. Yeni anayasa, kimin için ve ne içindir?’ şeklinde, mevcut sistemin temel ilkelerinin ve değerlerinin korunmasının önemine dikkat çekti. Muhalefetin, siyasi çıkarlarına yönelik tartışmalı ve çözüm odaklı olmayan yaklaşımlarını eleştirerek, ‘Hiçbirimiz, birbirimizle uğraşarak bu düzeni değiştiremeyiz. Her eleştirene ‘AKP’li’ diyerek siyaset kuramayız. Her farklı düşüneni ajan ilan ederek iktidar olama’z’ diyerek, gerçek siyasetin yapıcı ve uzlaşmacı olması gerektiğini vurguladı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin terörle mücadeledeki koordinasyon merkezinin, Milli Güvenlik Kurulu olduğunu ve bu merkezin, stratejik kararlar alarak terör tehdidini bertaraf etmede kritik bir rol oynadığını da hatırlattı.