Belirli bir coğrafi bölgedeki hayvanların alışılmadık davranışları, bazen insanlığın en önemli arkeolojik keşiflerine yol açabilmektedir. Bu kez, Doğu Anadolu’da yuvalar inşa eden köstebeklerin toprak taşıma alışkanlıkları, yerin altında unutulmuş bir köyün kalıntılarını ortaya çıkardı. Araştırmacılar, bu beklenmedik durumun, bölgedeki geçmişe dair önemli ipuçları sunacağını düşünüyor.

Gent Üniversitesi’nin liderliğindeki ekip, bölgedeki 814 köstebek yuvasını dikkatlice inceleyerek, hayvanların yıllar boyunca yeraltından çıkardıkları toprakları bir araya getirdi. Toplamda 2.810 parçanın toplanmasıyla birlikte, seramik, tuğla, demir çivi ve taş parçaları gibi çeşitli tarihi kalıntılar elde edildi. Özellikle, parçaların belirli bir alanda yoğunlaşması, yerin altında daha büyük bir yapının varlığına dair güçlü bir kanıt oluşturdu.

Yaptıkları haritalama çalışmaları sonucunda, araştırmacılar yaklaşık 10 metre uzunluğunda ve 8 metre genişliğindeki bir alanda yoğunlaşan buluntuları tespit ettiler. Bu bölgede yer altı taramaları yapıldıktan sonra, topraktan alınan numuneler analiz edildiğinde, tuğladan inşa edilmiş büyük bir giriş bölümünün bulunduğunun kesinleşmesi, heyecan verici bir dönüm noktası oldu. Bu keşif, 13 ve 14. yüzyıllara ait büyük bir çiftlik yerleşiminin giriş kapısını işaret ediyordu.

Girişin karşısında, eski bir köprüye ait olabileceği düşünülen izler, yerleşim yerine ulaşan yolun kalıntılarına kadar uzanıyordu. Ancak, çiftliğin zamanla terk edilmesi ve yapılarının ortadan kalkmasıyla birlikte, 1574 tarihli bir haritada görülen su hendeklerinin izleri, bu bölgede yapıların bulunmadığını ortaya koydu. Bu durum, yapının harita hazırlama zamanından çok daha önce kullanımdan kalkmış olabileceğini gösteriyor. Kökten çıkarılan bu tarihi eser, bölgedeki yerleşimlerin ve ticaret yollarının geçmişine ışık tutuyor.