Makarna endüstrisi, 2026 yılında üretim kapasitesinde önemli bir artış yaşarken, küresel piyasalardaki dinamikler ve yerel maliyetler sektör için yeni bir meydan okuması yaratıyor. Türkiye Makarna Sanayicileri Derneği (TMSD) Başkanı Aykut Göymen’in açıklamaları, sektörün karşı karşıya olduğu karmaşık tabloyu net bir şekilde ortaya koyuyor. Mevcut üretim kapasitesi 2,2 milyon ton olan sektör, yeni yatırımlar sayesinde 4 milyon tona yaklaşırken, bu durum rekabeti artırmakta ve pazardaki arz-talep dengesini zorlamaktadır.
Sektör temsilcisi Göymen, mevcut pazarın 2 milyon 200 bin ton arasında bir potansiyele sahip olduğunu vurgularken, kapasite kullanım oranlarının yüzde 70’lerden yüzde 50’lere düşebileceğini öngörüyor. Bu durum, sektördeki üretim kapasitesinin artışının, pazardaki talebin bu kapasiteyi tam olarak kullanamadığını gösteriyor. Göymen, “4 milyon tonla 2 milyon 200 bin ton arasında çok büyük bir fark var. Bu nedenle daha rekabetçi bir yıl olacağını düşünüyoruz” diyerek, sektörün karşı karşıya olduğu zorlukları işaret ediyor. Ancak, ihracat ve iç pazarda talep daralması yaşanmaması, sektörün bu zorlukların üstesinden gelmesine yardımcı oluyor.
Maliyet yapısındaki değişimler ise makarna sektörünü daha da hassas bir konuma yerleştiriyor. Geçmişte buğdayın maliyetin yaklaşık yüzde 70’ini oluşturduğu dönemde, günümüzde bu oran yüzde 67’ye düşmüş durumda. Lojistik, ambalaj ve enerji maliyetlerindeki artışlar, üreticinin yükünü artırırken, özellikle kilogram satış fiyatı düşük olan makarna sektöründe navlun maliyetlerinin kritik hale gelmesi, fiyat artışlarına zemin hazırlıyor. Hürmüz Boğazı’ndaki jeopolitik gerilimler ve deniz taşımacılığındaki belirsizlikler, hammadde tedarik zincirini olumsuz etkileyerek ambalaj ve buğday maliyetlerini yükseltiyor.
Rusya-Ukrayna savaşının da makarna sektörüne etkileri hissediliyor. Ekmeklik buğdaydan üretilen ve fiyat hassasiyeti yüksek pazarlara yönelik makarna ihracatında yaşanan maliyet artışları, sektörün operasyonlarını doğrudan etkiliyor. Türkiye’nin tahıl ticaretindeki rolü de bu noktada önem kazanıyor. TMSD Başkanı Göymen, “Dünyanın en büyük buğday ihracatçısı Rusya olduğunu hatırlatan Göymen, Türkiye’nin buğdayı un ve makarnaya dönüştürerek ihraç eden önemli ülkelerden biri olduğunu kaydetti” diyerek, sektörün küresel tedarik zincirindeki konumunu vurguluyor. Yeni tahıl koridoru düzenlemeleri sayesinde dünya fiyatlarının normale dönmesi, sektör için bir umut ışığı olsa da, yeni pazarların bulunması ve ihracatın sürdürülebilirliğinin sağlanması hala büyük bir öncelik oluşturuyor.”}p>