Türkiye, ulaştırma altyapısında önemli bir dönüşüm sürecine hazırlanıyor. 2027-2029 dönemine yönelik Kamu Yatırım Programı kapsamında, ülkenin ulaşım ağına güç verecek stratejik projeler hayata geçirilecek. Bu projeler, özellikle demiryolu ve deniz yolu taşımacılığında yapay bir sıçrama yaratmayı hedefliyor. Mersin-Gaziantep, Ankara-İzmir, Bandırma-Bursa-Osmaneli ve Halkalı-Kapıkule demiryolu hatlarının tamamlanması, raylı sistem teknolojilerinde yerli üretimin desteklenmesi ve sinyalizasyon sistemlerinin modernizasyonu gibi öncelikler belirginleşiyor.
Deniz yolu yatırımları ise Türkiye’nin liman kapasitesini artırmayı ve küresel ticaret akışını kolaylaştırmayı amaçlıyor. Yumurtalık’taki Doğu Akdeniz Ana Konteyner Limanı ve İyidere Lojistik Limanı gibi yeni tesislerin kurulması, sadece kapasiteyi artırmakla kalmayacak, aynı zamanda limanlarda verimliliği artırmaya yönelik maliyet optimizasyonu ve bürokratik süreçlerdeki engellerin ortadan kaldırılmasına yönelik çabalara da odaklanacak. Bu sayede, Türkiye, uluslararası ticaretin önemli bir aktörü olarak konumunu güçlendirecek.
Demiryolu projelerinde, hat kapasitesinin artırılması ve operasyonel verimliliğin yükseltilmesi ana hedefler olacak. İkinci hat yapımları, sinyalizasyon sistemlerinin modernize edilmesi ve mevcut hatların iyileştirilmesi, raylı sistemlerin daha güvenli ve hızlı bir şekilde işletilmesini sağlayacak. Ayrıca, yerli ve milli raylı sistem araçlarının üretimi desteklenerek, teknolojik bağımsızlık hedefleniyor. Kent içi ulaşımda ise toplu taşıma sistemlerinin geliştirilmesi ve ihtiyaç duyulan güzergahlarda raylı sistem alternatiflerinin değerlendirilmesi planlanıyor, yolcu talepleri ve trafik yoğunluğu dikkate alınarak en uygun çözümler üretilecek.
Ulaştırma stratejisinin temelinde, farklı ulaşım türlerinin entegrasyonu ve kombine taşımacılığın geliştirilmesi yer alıyor. Lojistik maliyetlerinin düşürülmesi ve lojistik süreçlerinin optimize edilmesi, bu kapsamda öncelikli hedefler arasında yer alıyor. Türkiye Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı’nın sonuçları, ulaştırma planlamasının her aşamasında dikkate alınarak, ülke ulaşımının kalitesini ve güvenliğini artırmaya yönelik sürdürülebilir çözümler üretilecek. Bu stratejik yaklaşım, Türkiye’nin ulaştırma sektöründe rekabet gücünü artıracak ve küresel pazarda daha etkin bir rol oynamasını sağlayacaktır.”}