Eskişehir'de yaşamlarını sürdüren Ünlüce ailesinin umre hayalleri, Mekke'deki bir olayla çarpıtılarak sekiz ay süren bir bekley süresiyle sonuçlandı. 17 Şubat'ta gerçekleştirdikleri Ramazan umresi ziyaretleri sırasında Kâbe'ye gelen Havva Ünlüce (61) ve çocukları Serdar (34), Semra (39) ve Hediye (25), tavaf namazı sırasında yaşanan bir aksiliyetin ardından uzun süren bir gözaltı sürecine girdi. Olay, ailenin umutlarını sarsarken, Türkiye'ye dönüş yolundaki engelleri de beraberinde getirdi.

Olayın başlangıcı, Kabe'deki görevli bir polis memurunun seccadeye basması üzerine Havva Ünlüce'nin tepkisine aitti. Aile fertleri, bu durumun kendilerini rahatsız etmesi üzerine kısa süreli bir arbede yaşandı. Olayın ardından aile üyelerinden Serdar Ünlüce (48) tutuklu kalırken, anne Havva Ünlüce ve kızları Semra ve Hediye, uzun bir süre gözaltında kaldı. Soruşturmaların ardından Serdar'a 5 ay hapis cezası verildi, anne ve kızları ise üçer ay hapis cezasıyla yargılandı. Ancak, istinaf başvurusunun sonuçlanmasıyla aile, ülkelerine geri dönme umuduna kavuştu.

Olayın ardından AA muhabirine konuşan Serdar Ünlüce, yaşananları derinden üzüntüyle anlattı. “Sekiz ay oldu. Benim üç evladım var, ablamın üç evladı var, annem yaşlı 61 yaşında. Onun tansiyonu ve şeker hastalığı var, kız kardeşim daha iki yıllık evli, evliliğinin 8 ayı buralarda beklemekle geçti. Hepimizin mağduriyeti var. Kızım her akşam ‘baba ne zaman geleceksin ne zaman bana sarılacaksın’ diye soruyor. Bu bir imtihan biz buna inanıyoruz ama işin uzaması bizi gerçekten çok üzüyor,” dedi. Aile, Kâbe'deki polise karşı şiddet uygulanmadığını, annesinin seccadesine basılmasına yönelik tepkiyi koruma refleksiyle sergilediğini vurguladı.

Olayın tarafları arasındaki gerginlik, Suudi Arabistan istinaf mahkemesi tarafından ailenin lehine sonuçlanmasıyla daha da azaldı. Cidde Başkonsolosluğunun aileyle temas halinde olduğu ve istinaf kararı beklendiği belirtildi. Ünlüce ailesi, yaşadıkları zorlukların ve aylardır uzayan bekley süresinin hem ruh sağlıklarını hem de aile bağlarını olumsuz etkilediğini ifade etti. Umre ziyaretinin, ibadet ve umutla başladığı, ancak basit bir anlaşmazlık nedeniyle büyük bir kâbusa dönüştüğünü vurguladılar. Ailenin Türkiye'ye dönüşüyle birlikte, hayatlarının normale dönmesinin ve aileleriyle yeniden bir araya gelmelerinin beklendiği ifade edildi.