Antalya'nın Korkuteli ilçesinde, 16 Eylül'de saat sabahı yaşanan olay, yerel halkı ve yetkilileri derinden sarsan bir cinayet zincirine dönüştü. Korkuteli’nin Karakuyu Mahallesi’nde bulunan, Coşkun ailesinin yaşadığı ev, bir katil planının sahnesi oldu. Sefer Coşkun, boşanma sürecinin karmaşıklığı içerisinde, şiddete başvurarak eşi ve akrabalarını hedef aldı. Bu acı olay, aile içi huzursuzluğun ve duygusal çöküşün ne denli yıkıcı sonuçlara yol açabileceğini gözler önüne serdi.
Olayın merkezinde yer alan Sefer Coşkun, evine geldiğinde eşi Ayşegül Coşkun ile birlikte, anne ve babasının da bulunduğu ortamda, ani ve vahşi bir çatışmaya girdi. Yanında bulundurduğu bir av tüfeğiyle, eşi ve kayınvalidesi Cemile Engel, kayınpederi Ahmet Engel'i ölümcül bir saldırıyla vurdu. Olay, ilk anda güvenlik güçleri tarafından fark edildi ve bölgeye acil müdahale başlatıldı. Olayın ardından, hayatı sonsuza dek değişen bu aile, acı bir şekilde toprağa kilitlendi.
Olayın ardından, kaçan şüpheli Sefer Coşkun, kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı. Adli süreçte alınan ifadeleri sırasında, şok edici bir ifade ortaya çıktı: “Yine olsa yine yaparım.” Bu ifade, cinayetin ardındaki motivasyonun ve şüphenin derinliğini gözler önüne serdi. Aynı zamanda, sanığın sosyal medya hesaplarından yaptığı tehditli paylaşımlar, olayla ilgili soruşturmanın daha da karmaşık hale gelmesine neden oldu. Olayın ardından, Coşkun çiftinin üç çocuğunun da devlet koruması altına alındığı duyuruldu, bu da aile içi şiddetin çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerinin bir kez daha vurgulanmasını sağladı.
Olay, sadece Coşkun ailesi için değil, tüm toplumu derinden etkileyen bir trajedi olarak kayıtlara geçti. Ayrılma sürecindeki baskılar, aile içi gerilimler ve sanığın şiddete başvurması, aile içi huzursuzluğun ne kadar tehlikeli sonuçlara yol açabileceğini gösterdi. Olayla ilgili devam eden soruşturma, aile içi şiddetin önlenmesi ve şiddet mağdurlarına yönelik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi konusunda önemli dersler sunuyor.