İçişleri Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına başvuran yab vatandaşlar üzerinde yürütülen titiz değerlendirme süreçleriyle ilgili önemli bir açıklamada bulundu. Bakanlık, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde, yatırım yoluyla vatandaşlık hedefinde olan bireylerin başvurularının, güvenlik ve kamu güvenliği ilkeleri doğrultusunda kapsamlı bir şekilde incelendiğini duyurdu. Bu süreçte, başvuru sahiplerinin yatırım yeterliliği, geçmişleri ve potansiyel riskleri değerlendirilmektedir.

Yapılan incelemeler sonucunda, sahte belgelerle veya usulsüz yollarla vatandaşlık kazanmaya yönelik girişimlerde bulunan 1150 yatırımcının yatırım uygunluk belgesi iptal edildiği belirlendi. Bu durum, aile fertleriyle birlikte toplam 5 bin 391 kişinin vatandaşlık kararının da iptal edilmesine yol açmıştır. Ayrıca, kamu düzeni ve milli güvenliğe yönelik risk oluşturabilecek 263 yatırımcı hakkında da yasal işlem başlatılmıştır. Bu kişiler ve aileleriyle birlikte 743 kişinin vatandaşlık kararı geri alınarak, sürecin adil ve şeffaf bir şekilde yürütüldüğü gösterilmiştir.

Son olarak, 11 Şubat 2026 tarihinden itibaren yapılan değerlendirmelerde, 458 yatırımcı ve aile fertleri olmak üzere toplam 1393 kişinin vatandaşlığı iptal edilmiş, 7 kişinin ise milli güvenlik ve kamu düzeni açısından değerlendirilerek vatandaşlık kararları geri alınmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 21 Eylül 2026 tarihinde başlattığı soruşturma, muvazaalı gayrimenkul satışları aracılığıyla usulsüz vatandaşlık edinmeye yönelik bir operasyonun deşifre edilmesine katkıda bulunmuştur. Bu operasyon kapsamında 1070 kişi tespit edilmiş, sürecin devam eden aşamasında 11 kişi yer almaktaydı. Bu 11 kişinin 263'ünün yatırımcı, 807'sinin ise aile ferdi olduğu belirtilmiştir. Bu süreçte 1015 kişinin kararı tarihinde, 55 çocuğun ise kararlarının ardından vatandaşlık kazandığına dair bilgiler elde edilmiştir.

Bakanlık, bu tür sahtecilik girişimlerini önlemek için Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü bünyesindeki personelin görev ve yetkilerinin titizlikle denetlendiğini ve herhangi bir zafiyet veya ihmal bulunmadığını vurguladı. Suç teşkil eden tüm usulsüzlüklerin adli makamlara intikal ettirildiği, gerekli yasal süreçlerin işletildiği ve vatandaşlık başvuru sürecinin şeffaflığı ve güvenilirliği ön planda tutulduğu ifade edildi. Bu kapsamlı kontrol mekanizması, vatandaşlığın korunması ve milli güvenliğin sağlanması açısından büyük önem taşımaktadır.