Yıl 2025, Yenişehir’in kalbinde, hayatın acımasızlığı bir kez daha kendini gösterdi. İlayda Alkaş’ın ani ve trajik ölümü, sadece bir aileyi değil, tüm toplumu derinden sarstı. Şüpheli Cemal Alpaslan’ın, cinayetten sonra annesi Hülya Al’dan şikayetçi olması, olayın ardındaki karmaşık ilişkileri ve potansiyel motivasyonları sorgulamaya açtı.
Olay, 15 Temmuz gecesi, Şehitlik Mahallesi’nde, İlayda’nın arkadaşının doğum günü sonrası ailesine dönüşü sırasında gerçekleşti. İlayda, beklenmedik bir saldırının kurbanı oldu; 12 kurşunla vurulmuştu. Olayın ardından Cemal Alpaslan tutuklandı ve ‘Boşandığı eşe karşı tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezası talep edildi. Ancak sanığın annesinden şikayet etmesi, davada yeni bir boyut açtı.
Diyarbakır 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden davada, sanık Cemal Alpaslan, olay günü yaşananları ve annesiyle olan ilişkisini açıkça ifade etti. ‘Aleyhime olan beyanları kabul etmiyorum,’ diyerek, tüm sorumluluğu annesine yükledi. Kardeşi M.A., ablasının yaşadığı şiddeti ve bu durumun annesi Hülya Al tarafından tetiklendiğini savundu. Ailevi baskıların ve yaşanan şiddet olaylarının İlayda’nın hayatını nasıl derinden etkilediğini, tanıklıklarında detaylı bir şekilde aktardılar. Olayın, İlayda’nın annesi tarafından yönlendirildiğini ve sanığın bu durumdan dolayı intikam almak istediğini ileri sürdüler.
Mahkeme, sanığın savunmalarını ve tanık ifadelerini dikkate alarak duruşmayı erteledi. Mahkeme başkanı, aile avukatlarının savunma yapabilmesi için ek süre talep etmeleri üzerine, duruşmayı 19 Ekim’e erteledi. Bu erteleme, yeni delillerin toplanması ve tanıkların daha detaylı ifadelerinin alınması için bir fırsat sunuyor. Olayın ardındaki gerçekleri ortaya çıkarmak ve İlayda Alkaş’ın anısına adil bir yargılama yapılması, hukuk sisteminin en önemli önceliklerinden biri olacak.