Türkiye Cumhuriyeti, tarih boyunca milli iradesini koruma ve haklarını savunma geleneğini başarıyla sürdürmüştür. Bugün, bu geleneğin bir parçası olarak, Yunanistan'ın geçmişte ortaya attığı ve hala sürdürdüğü, ülkemizin egemenliğine yönelik iddialara karşı, açık ve net bir duruş sergilemektedir. 19 Mayıs, Türk milletinin kahramanlıklarını ve geleceğe dair umutlarını simgeleyen, Milli Mücadele'nin başlangıç yıl dönümüdür. Bu anlamlı günde, Türkiye, barışçıl çözümleri ve ortak tarihin doğru bir şekilde anlaşılmasını ön planda tutmaktadır.
Yunanistan, uzun yıllardır ‘Pontus’ adıyla başlayan, ülkemizin aleyhine hukuki dayanağı olmayan iddialarda bulunmaktadır. Bu iddialar, sadece geçmişte değil, günümüzde de tekrar gündeme getirilmekte ve eğitim müfredatlarında yer almaktadır. Bu durum, tarihin çarpıtılmasının ve kamuoyunun yanıltılmasının bir aracı olarak kullanılması anlamına gelmektedir. Türkiye, bu tür provokatif eylemlere karşı, sabır tanımakta ve çözüm için kapıları açık tutmaktadır.
Türkiye, Yunanistan’ın 1821 Tripoliçe katliamı gibi, Türklere ve diğer etnik gruplara karşı işlediği vahşetleri ve 15 Mayıs 1919'daki İzmir işgali girişimi gibi olayları, unutmamayı ve bunların sorumluluğunu almayı talep etmektedir. Lozan Barış Antlaşması'nda yer alan ve Müttefik Devletler Tahkikat Komisyonu tarafından da doğrulanmış savaş suçları ve mezalimi, Yunanistan'ın tarihten sıyrılması için gereken en önemli unsurdur. Bu çerçevede, Türkiye, Yunan makamlarından tarihi gerçekleri doğru bir şekilde yeniden inşa etmesini ve ikili ilişkileri barış ve iş birliği ilkesi üzerine oturtmasını talep etmektedir.
Türkiye, Yunanistan ile ilişkilerde, karşılıklı saygı, anlayış ve iş birliğinin önemine vurgu yapmaktadır. Barışçıl çözümler arayışında, ortak tarihin doğru bir şekilde anlaşılması, geçmişte yaşanan acıların üstesinden gelmek için atılacak en önemli adımlardan biridir. Türkiye, Yunanistan ile diyalog kapısını aralık bırakmaya, ikili ilişkilerin geliştirilmesi ve bölgesel istikrarın sağlanması için ortak hedeflere ulaşmaya devam etme kararlılığındadır.