Konya’nın canlı mekanlarından bir kafede, beklenmedik bir olay yaşandı. Bir müşteri, tuvalete giderken tavanındaki avizenin içinde bir cep telefonu olduğunu fark etti. Bu şaşırtıcı keşif, bir garsonun karanlık sırrını gün yüzüne çıkardı. Yapılan detaylı incelemeler, kadının tuvalete girdiği anları kaydettiği bir cihazın kullanıldığını ortaya çıkardı, bu da ciddi hukuki sonuçlar doğurdu.

Olay, kafede çalışan sanık Mehmet Demir’in, tuvalete girmeden önce özel bir kamera cihazını avizenin içine yerleştirdiğiyle başladı. Sanık, mesleğinin verdiği kolaylıktan istifade ederek, müşterilerin özel hayatına sızma girişimiyle suçlu bulundu. Konya 14’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan davada, sanığın eyleminin ciddiyeti nedeniyle 4,5 yıl hapis cezası verildi. Bu karar, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.

Ancak sanığın avukatının yaptığı temyiz başvurusu, Yargıtay 12’nci Ceza Dairesi’nin dosyayı yeniden incelemesine neden oldu. Daire, sanığın garson olarak çalışmasının, eylemi gerçekleştirmesi için gerekli bir koşul olmadığını, aksine herhangi bir avantaj sağlamadığını tespit etti. Bu gerekçe üzerine, mahkeme kararının bozulmasına karar verildi ve sanığa “özel hayatın gizliliğini ihlal” suçundan 2 yıl hapis cezası verildi. Bu ceza, 1 yıl 8 ay olarak indirildi ve sanık, hapis cezasının ertelenmesi şartıyla hüküm giymeye başladı.