Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu'na katılmak üzere Amerika Birleşik Devletleri'nin başkenti New York'a geldi. John F. Kennedy Uluslararası Havalimanı'na inişin ardından, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Türkevi'ne doğru hareket etti. New York'taki bu önemli karargâh, aynı zamanda Cumhurbaşkanı'nın halkla kurduğu diyalogların ilk durağı oldu. Türkevi'ne ulaşan heyet, New York'un kalabalık sokaklarında adeta bir nehir gibi akarken, vatandaşların coşkulu tezahüratlarıyla karşılandı.
Türkevi'ne varan Cumhurbaşkanı Erdoğan, geleneksel olarak her uluslararası ziyaretinde olduğu gibi, kalabalığın tam ortasında yerini aldı. 7'den 70'e, farklı inanç ve kültürlerden insanlarla bir araya gelen Cumhurbaşkanı, onlarla birebir ilgilendi, sorularını yanıtladı ve sohbet etti. Bu sıcak atmosfer, Cumhurbaşkanı'nın New York'taki görevlerine başlamasının resmi başlangıcı oldu. Türkevi'nin önünde toplanan kalabalık, Cumhurbaşkanı'na olan sevgi ve saygılarını göstermek için ellerinden geleni yaptı.
Ancak bu karşılaşma, sadece bir protokolden öte, insanlık değerlerini ve empatiyi ön plana çıkaran bir anıya dönüştü. Türkevi'nin önünde bulunanlardan biri, küçük Mahir Selim isimli bir bebekti. Bebeğin ağlaması, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dikkatini çekerek, o anı daha da anlamlı hale getirdi. Cumhurbaşkanı, bebeğin ailesiyle kısa bir sohbette bulunurken, küçük Mahir Selim'e altın bir hediye verdi. Bu jest, hem bebek hem de ailesi için unutulmaz bir anı olarak tarihe geçti. Baba Muhammet Ürker, bu karşılaşmayı ‘anlatılamaz bir duygu’ olarak tanımlarken, bu anıyı çocuklarına anlatmayı ve gelecek nesillere aktarmayı hedefledi.