ABD'nin Yemen'deki Husilere karşı başlattığı askeri operasyon, son anda Trump yönetiminin kararı üzerine askıya alındı. Bu beklenmedik duraklama, bölgedeki enerji güvenliği ve istikrarı açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Başlangıçta, Suudi Arabistan'ın Husilere yönelik yardım talepleri üzerine harekete geçilmesi planlanırken, Başkan Trump'ın tereddütlü yaklaşımı operasyonun askıya alınmasına neden oldu.

Trump, yaz aylarında Suudi Arabistan ile yeniden yaşanan gerilimler ve Husilere karşı artan baskı altında, Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın ısrarları üzerine bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Bu görüşmede, Husileri durdurmak amacıyla müdahalede bulunulması talep edildi. Trump, bu talebi değerlendirerek Pentagon'a hazırlık talimatı verdi ancak kararını son anda değiştirdi. ABD ordusunun saldırı planı uygulamaya hazırlanırken, hava saldırısının başlatılmasına engel olan bu ani karar, İran ile ABD arasındaki gerilimin tırmanmasını engelleyerek bir cephe açılmasının önüne geçti.

Operasyonun askıya alınması, ABD'nin Suudi Arabistan ile olan savunma anlaşmasının önemini bir kez daha vurguladı. Ancak, bu anlaşmanın ardında yatan motivasyonlar ve ABD'nin İran ile devam eden savaşındaki stratejik hamleleri tartışma konusu oldu. Bazı ABD yetkilileri, Riyad'ın desteğinin İran savaşındaki yükü hafifletebileceğine işaret ederken, diğerleri Suudi Arabistan'ın kendi çıkarları için stratejik bir hamle yaptığını savundu. Suudi Arabistan'ın, iş birliği yapılmadığı durumlarda kozlarını kullanabileceği ve ABD'nin askeri operasyonlarını engelleyebileceği gerçeği, bölgedeki dinamikleri daha da karmaşık hale getirdi.

Bu durum, Yemen'deki siyasi karmaşayı da derinleştirdi. NYT'ye konuşan uzman Gregory Johnsen, Husilerin oluşturduğu koalisyonun farklı Yemenli grupların çelişen hedefleri üzerine kurulu olduğunu ve Husilerle savaşmak yerine birbirleriyle çatışmaya devam ettiğini vurguladı. ABD ordusunun Kızıldeniz'deki seyrüsefer özgürlüğünü sağlamak amacıyla başlattığı hava bombardımanı, Husilerin Amerikan İHA'larını düşürmesi ve savaş gemilerine saldırması sonucu başarısızlıkla sonuçlandı. Bu durum, operasyonda yaklaşık 1 milyar dolarlık mühimmatın harcanmasına ve iki F/A-18 Super Hornet uçağının denize düşmesine neden oldu. Bu olay, bölgedeki askeri operasyonların karmaşıklığını ve risklerini gözler önüne serdi.