Dünya Epilepsi Günü'nde bilim insanları ve sağlık profesyonelleri, beyin rüzgarları olarak adlandırılan ve hayatın akışını aniden değiştirebilen epilepsi hakkında farkındalık yaratmaya odaklanıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Abdurrahman Akbaş, ‘sara hastalığı’ olarak da bilinen bu durumun, dünya nüfusunun yaklaşık %1’ini etkilediğini ve birçok kişinin hayatında beklenmedik zorluklar oluşturabileceğini vurguladı. Bu durum, beyin hücrelerindeki geçici ve anormal elektriksel yayılım sonucu ortaya çıkarak, bireylerin yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilmektedir.
Dr. Akbaş’a göre, epilepsi, çeşitli tetikleyicilerle bağlantılı olarak ortaya çıkabilir. İnme, menenjit ve ensefalit gibi sinir sistemi enfeksiyonları, ciddi kafa travmaları ve hatta doğum sırasında bebeğin oksijen yetersizliği gibi durumlar, beyin aktivitesini dengesizleştirerek nöbetlere yol açabilir. Bu durum, özellikle çocuklarda ve genç yetişkinlerde daha sık görülse de, her yaş grubundaki bireylerde yaşanabilir. Ailesinde epilepsi öyküsü olan bireylerde de risk faktörü artmaktadır. Bu noktada, genetik yatkınlığın da bu rahatsızlığın ortaya çıkışında önemli bir rol oynadığını belirtmek gerekir.
Epilepsi tedavisinde, nöbetleri önlemeye yönelik antiepileptik ilaçlar kullanılmaktadır. Ancak, tedavinin başarısı, düzenli hekim kontrolünde ilaçların doğru şekilde kullanılmasına bağlıdır. Bazı vakalarda, ilaç tedavisi yeterli olmayabilir ve bu durumda cerrahi müdahaleler değerlendirilebilir. Nöbet geçiren bir bireyle karşılaşıldığında ise, doğru müdahale hayat kurtarıcı olabilir. Hastanın nöbete bağlı hareketleri kısıtlanmamalı, ağzı açılmaya çalışılmamalı ve içeriye bir şey konulmamalıdır. Su veya yiyecek verilmesi kesinlikle önerilmez ve keskin kokulu maddeler koklatılmamalıdır. Nöbet sona erene kadar kişi yanında beklenmeli ve 112 Acil Servis'e haber verilerek profesyonel yardım talep edilmelidir.
Son olarak, Dr. Akbaş, epilepsi ile ilgili yaygın yanlış inanışlara karşı da dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Hastanın solunum veya kalp masajına ihtiyacı yoktur, yeri değiştirilmemeli ve nöbet sona erene kadar yanında beklenmelidir. Ayrıca, kişinin çevresindeki zarar verebilecek nesneler uzaklaştırılmalı, başı yumuşak bir malzemeyle desteklenmeli ve kravat veya kemer gibi sıkı giysiler gevşetilmeli, varsa gözlüğü çıkarılmalıdır. Kişi kasılmalarının olmadığı tarafına doğru yatırılarak tükürüğün dışarı akması sağlanmalıdır. Nöbet süresi takip edilmeli ve gelen acil sağlık ekiplerine bilgi verilmelidir. Bu bilgiler, epilepsi ile yaşayan bireylerin ve onların yakınlarının bu rahatsızlığa karşı daha bilinçli ve hazırlıklı olmalarına yardımcı olacaktır.