Türkiye’nin altyapı projeleri söz konusu olduğunda, son dönemde dikkat çeken gelişmeler, karayollarının geleceği hakkında önemli soruları beraberinde getiriyor. 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinin yanı sıra, 30 yıllık bir sürece yayılması hedeflenen otoyol ve çevre otoyolları özelleştirme sürecinde, yerli ve yabancı şirketlerin ilgisi artıyor.

Cumhurbaşkanı’nın imzaladığı kararname, bu projelerin devralınması için çeşitli yöntemlerin (işletme hakkı devri, kiralama, gelir ortaklığı vb.) kapısını aralıyor. Ancak, bu sürecin kritik bir unsurunu da barındırıyor: 31 Aralık 2031’e kadar tamamlanması. Bu tarih, hem yatırımcılar hem de kamuoyu için önemli bir kilometre taşı olacak.

Bu karmaşık operasyonun merkezinde, uluslararası arenada söz sahibi firmalar yer alıyor. Özellikle Fransa merkezli Egis firması, 20 farklı ülkede 29 yol ve otoyol projelerinde faaliyet göstererek, 4 bin 400 kilometrelik bir ağ ve 81 kilometrelik tünel işletmeciliğiyle öne çıkıyor. Bu firmanın, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüleri ve Avrasya Tüneli gibi projelerde de yer alması, Türkiye’nin altyapı alanındaki stratejik öneme dikkat çekiyor. Ayrıca, Japonya, Güney Kore ve İspanya kökenli şirketlerin de bu süreçte yer alma ihtimali, rekabetin artacağını gösteriyor.

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in bu özelleştirme sürecine yönelik uyarıları da dikkat çekici. Köprü ve otoyolların özelleştirilmesinin, mevcut fiyatlardan önemli ölçüde daha yüksek fiyata ulaşılmasına yol açabileceği endişesini dile getiriyor. Bu durum, sadece yatırımcıların risk değerlendirmesini etkilemekle kalmıyor, aynı zamanda kamuoyunda da tartışmaları da alevlendirebilir.