Akdeniz'in geleceğiyle ilgili yeni bir gerilim dalgası yükseliyor. Fransa ve Yunanistan, stratejik hedeflerini ilerletmek amacıyla Türkiye'nin Akdeniz'deki deniz alanlarına yönelik faaliyetlerini artırma kararı aldı. Bu durum, bölgedeki güç dengelerini yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor. Elektrik kablo döşeme projesi, özellikle Türkiye'nin deniz yetki alanlarının tartışılmasıyla karmaşık bir hale geldi.
Atina ve Paris yönetimleri, kıyı devletlerine gönderilecek olan resmi bildirim metninin içeriği üzerinde kritik bir uzlaşmaya ulaştı. Bu mesajda, Fransız bayraklı bir geminin uluslararası sularda kablo döşeme araştırmaları yapacağı açıkça belirtilecek. Araştırma alanlarının ve faaliyetlerin kesin sınırları, hem anlaşmazlıkların tırmanmasını engelleyecek hem de tarafların haklarını korumaya yönelik bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak, bu adımın Türkiye tarafından nasıl algılanacağı ve tepki vereceği belirsizliğini koruyor.
Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis, çalışmaların ‘yakın zamanda’ başlayacağını duyurarak, bu projenin ülkesi için stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Ancak, Ankara’nın bu gelişmeleri yakından takip ettiği ve olası riskleri en aza indirmek için önlemler aldığı bilgisi, diplomatik arenada gerginliği artırıyor. Özellikle, Türkiye’nin NAVTEX ilan ederek bölgedeki faaliyetlerden önce diplomatik temaslar kurma hakkı, uluslararası hukuka dayanarak savunuluyor.
Yunanistan'ın iç siyasetinde ise Yeni Demokrasi partisinin (ND) 2027 seçimlerine hazırlanırken, enerji fiyatlarındaki yükseliş, dış politikadaki krizler, OPEKEPE skandalı, taşradaki oy kaybı, merkez seçmeni elinde tutma çabası ve seçmen katılımı gibi önemli konular, hükümetin karşı karşıya olduğu zorluklar arasında yer alıyor. Ankara, bu karmaşık siyasi ve ekonomik ortamda, Akdeniz'deki çıkarlarını koruma stratejisini titizlikle sürdürmeye devam edecek.”} att: 2023-10-27T17:35:00Z