Salonun enerjisi, Türk Gençliği Büyük Kurultayı'nın kalbinde yoğunlaşıyordu. MHP lideri Devlet Bahçeli, bu coşkulu atmosferde, gençlerin bu arenadaki varlığına dair derin bir takdir ifadesinde bulundu. ‘Karşımda gördüğüm bu muhteşem manzaradan bu salonu baştan başa kuşatan coşkudan ülkü sevdasından büyük bir kıvanç duyuyorum’ diyerek, sadece bir topluluğu değil, aynı zamanda bir ideolojinin, bir ruhun tezahürünü yakaladığını belirtti. Yüce milletimizin yarınlarına Türk İslam davasının genç nefeslerine şahitlik etmekten dolayı bahtiyarım’ ifadeleri, gençliğin geleceğin taşıyıcısı, milli değerlerin muhafızı olduğunu vurgularken, bu görevde üstlenilen sorumluluğun önemini de ortaya koyuyordu.

Bahçeli’nin konuşması, 19 Mayıs 1919’un önemini, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin başlangıcını ve bu mücadelenin sembolü olan Türk Gençliği’nin mirasını özetliyor. ‘19 Mayıs 1919'da Samsun ufkunda doğan hürriyet güneşinin 109 yıl sonra Türk gençliğinin gözlerinde nasıl parladığını idrak ediyoruz bugün’ sözleriyle, gençliğin geçmişle bağlarını koparmadan, geleceğe umutla bakışıyla, milli mücadele ruhunu yaşatmaya devam ettiğini vurguladı. Türkiye Cumhuriyeti’ne biçim veren ülkücü hareketin nasıl dimdik ayakta kaldığını ilan ederken, bu hareketin, ülkenin geleceği için ne kadar önemli bir güvdenin olduğunu da ifade etti. Ne mutlu bizlere, Hasretini çektiğimiz, dualarda dilediğimiz, sabırsızlıkla beklediğimiz, sonuna kadar güvendiğimiz o Türk gençliği işte karşımda, dimdik ayakta.’

Konuşmanın ilerleyen kısımlarında, Namık Kemal’in vatanseverliğe dair şiirlerinden ve Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a ilk adımı atışıyla bağlantılı olarak, milli mücadele ruhunun önemine dikkat çekildi. ‘Evlatlarım, 19 Mayıs 1919 Türk milletinin tarih sahnesinde yeniden doğrulduğu, kaderine vurulmak istenen esaret zincirini parçaladığı, emperyalizmin kurduğu vesayet oyunlarını elinin tersiyle ittiği kutlu bir başlangıçtır’ diyerek, bu dönemin önemini, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesindeki kararlılığını ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğini vurguladı. O ilk adım Havza’da ulusal şuura, Amasya’da kurtuluş fermanına, Erzurum’da millî birliğe, Sivas’ta