Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) tetkik ettiği durum, Afrika kıtasında yaşanan yıkıcı Ebola salgını hakkında acil bir uyarı niteliğindedir. Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin (KDC) Uganda sınırındaki Ituri bölgesini merkez alan bu salgın, küresel çapta halk sağlığı için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Üstelik, henüz onaylanmış bir tedavi veya aşı bulunmaması, durumun daha da kritik hale gelmesine neden olmaktadır.
Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin raporlarına göre, KDC ve Uganda’da şimdiye kadar 395 şüpheli vaka ve salgınla bağlantılı 106 ölüm kaydedilmiştir. Uganda’nın başkenti Kampala’da ise laboratuvar analizleriyle doğrulanmış iki vaka tespit edildi; bunlardan biri yaşamını son bulmuştur. Bu durum, salgının hızla yayıldığını ve kontrol altına alınmasının ne kadar zorlu olduğunu göstermektedir.
Ebola virüsü, enfekte bireylerin vücut sıvılarının teması yoluyla bulaşan, son derece şiddetli ve genellikle ölümcül bir hastalıktır. Hastalığın belirtileri arasında yüksek ateş, şiddetli yorgunluk, kaslarda şiddetli ağrı, persistan baş ağrısı ve boğaz ağrısı yer alır. Hastalığın ilerlemesiyle birlikte, mide bulantısı, ishal, karın krampları ve hem internal hem de external kanamalara yol açabilir. DSÖ’ye göre, Ebola salgınlarında ölüm oranı geçmişte %25 ile %90 arasında değişkenlik göstermiştir. Mevcut Bundibugyo virüsüne bağlı salgın durumunda ise ölüm oranının %25 ile %40 arasında olduğu tahmin edilmektedir.
Sağlık uzmanları, mevcut Bundibugyo virüsüne karşı henüz onaylanmış bir tedavi veya aşı bulunmadığına vurgu yapmaktadır. Bu durum, salgının kontrol altına alınmasını önemli ölçüde zorlaştırmakta ve küresel çapta halk sağlığı riskini artırmaktadır. Bu nedenle, DSÖ, salgının yayılmasını önlemek için acil önlemler almaktadır. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), bulaşıcı hastalık dönemlerinde uyguladığı “Title 42” halk sağlığı yasasını devreye sokarak, Uganda, KDC ve Güney Sudan’dan gelen yolcular için ek taramalar ve giriş kısıtlamaları getirmektedir. DSÖ, laboratuvar analizleriyle doğrulanmış vakaların ve şüpheli ölümlerin hızla arttığını vurgulayarak, mevcut verilerin “rapor edilenden çok daha büyük bir salgına işaret ettiğini” belirtmektedir. Uzmanlar, uzun süren çatışmalar, yerinden edilmeler ve sağlık sistemindeki yetersizliklerin salgınla mücadeleyi zorlaştırdığını belirtmektedir.”}