İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın koordinesinde yürütülen karmaşık bir soruşturma, yatırım ortamında manipülasyon ve dolandırıcılık faaliyetlerine karşı önemli bir adım atmış gibi görünüyor. 4 ayrı soruşturma birleştirilerek, İsrail uyruklu şüphelilerin yönettiği ve çağrı merkezi operasyonları adı altında faaliyet gösteren bir ağın ortaya çıkarılması hedeflenmiş. Bu operasyon, “Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Aracı Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık”, “Sermaye Piyasası Kurulu Kanunu’na Muhalefet”, “Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma”, “Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma” ve “Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama” suçlarını içeriyordu.

Soruşturmanın ilk aşamalarında MASAK raporları ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanmış detaylı mali analizler incelenmiş. Bu analizler, şüphelilerin ve şirketlerin faaliyet gösterdiği yapıyı ortaya çıkarmak için kritik rol oynamış. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığı tarafından da yapılan bağımsız inceleme, operasyonun kapsamını genişletmiş ve şüphelilerin bağlantılarını daha net bir şekilde ortaya koymuştur. Bu multidisipliner yaklaşım, soruşturmanın başarısında önemli bir etken olmuştur.

18 Eylül’de gerçekleştirilen operasyonda, 29 farklı şirkete ait 44 çağrı merkezi ve bu şirketlerle bağlantılı 239 şüpheli tespit edilmiş. Operasyon ekibi, 286 farklı ikamet adresine eş zamanlı baskın düzenleyerek toplam 191 şüpheliyi gözaltına almıştır. Bu operasyon, yatırımcıların korunması ve finansal sistemin güvenliğinin sağlanması açısından büyük önem taşımaktadır. Gözaltına alınan şüpheliler, sağlık kontrolleri için Bayrampaşa Devlet Hastanesi’ne sevk edilmiştir.