Avrupa, enerji piyasalarında yaşanan karmaşanın ortasında, jet yakıtı tedariki konusunda ciddi bir krize hazırlanıyor. Dördüncü çeyrekte günlük 510 bin varil civarında bir yakıt açığı beklentisi, kıtadaki havacılık sektörünün geleceği için bir uyarı sinyali olarak karşımıza çıkıyor. Bu durum, Avrupa’nın enerji bağımsızlığına olan güvenini sarsarken, yeni tedarik kaynaklarına yönelme çabalarını da beraberinde getiriyor.

Ortadoğu’daki devam eden çatışmaların, Avrupa’nın geleneksel enerji kaynaklarına ulaşımını ciddi şekilde zorladığı açıkça görülüyor. Bölgeden gelen yakıt sevkiyatlarındaki düşüş, Avrupa’nın jet yakıtı ithalatının yaklaşık yarısını oluşturuyor. Bu durum, kıtada yeni tedarik rotalarının önemini artırmış durumda. Avrupa, artık sadece ABD, Kanada ve Nijerya gibi geleneksel tedarikçilere değil, aynı zamanda Güney Kore gibi yeni oyunculara da yönelerek alternatif tedarik zincirleri kurmaya çalışıyor.

Güncel veriler, Avrupa’da jet yakıtı arzının son zamanlarda önemli ölçüde azaldığını gösteriyor. Bu durum, özellikle Güney Kore’nin rolüyle birlikte daha da belirgin hale geliyor. Eylülde Amsterdam-Rotterdam-Antwerp (ARA) hattındaki jet yakıtı stokları son yedi yılın en düşük seviyesine gerilemiş, bu da Avrupa’da yakıt ihtiyacının karşılanmasının giderek zorlaştığını gösteriyor. Güney Kore’deki rafinerilerin üretim artışı, Avrupa’ya yönelik jet yakıtı sevkiyatlarını önemli ölçüde artırmış, Ekim 2022’den beri üretilen jet yakıtı miktarının aylık en yüksek seviyesine ulaşılması bu durumun kanıtı niteliğinde.